Rekabet Kurumu’na Yanlış veya Yanıltıcı Bilgi Sunulması

31.08.2024 Aslı Su Çoruk

Giriş

Rekabet Kurulu (“Kurul”), teşebbüslerden bilgi talep etmek konusunda geniş yetkilere sahiptir. Kurul’un bilgi isteme yetkisinin dayanağı 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 14. maddesidir. İlgili hüküm uyarınca Kurul, 4054 sayılı Kanun’un kendisine verdiği görevleri yerine getirirken, gerekli gördüğü her türlü bilgiyi tüm kamu kurum ve kuruluşlarından, teşebbüslerden ve teşebbüs birliklerinden isteyebilir. Bu kapsamda, teşebbüsler talep edilen bilgileri Kurul’un belirleyeceği süre içinde sunmak zorundadır. Aksi takdirde, idari para cezaları dahil olmak üzere çeşitli yaptırımlar gündeme gelebilir. 

Kurul’un bilgi isteme yetkisi kapsamında teşebbüslerden bilgi talep etmesi oldukça sık rastlanan bir uygulamadır. Kurul’un talep ettiği bilgilerin süresi içinde, doğru biçimde sunulması önem arz eder. Bu makale kapsamında, bilgi ve belge taleplerine ilişkin temel düzenlemeler açıklanır, Rekabet Kurumu’na (“Kurum”) yanlış veya yanıltıcı bilgi sunulması durumunu konu alan yakın tarihli iki farklı Kurul kararı ele alınır ve uygulamada dikkat edilmesinde fayda bulunan hususlara yer verilir. 

Rekabet Kurumu’na Yanlış veya Yanıltıcı Bilgi Sunulması
% 0

Bilgi ve Belge Taleplerine İlişkin Genel Çerçeve 

Bilgi talepleri, mevzuat ile rekabet otoritelerine verilen görevlerin yerine getirilmesi sırasında ihtiyaç duyulan bilgilerin muhataplardan elde edilerek dosya konusu iddiaların eksiksiz ve doğru şekilde değerlendirilmesini ve böylelikle, somut olayın aydınlatılarak bilgi asimetrisinin giderilmesini sağlar. Elde edilen bilgiler, inceleme konusu hususlara ilişkin destekleyici veya çürütücü tespitlerin yapılması bakımından önem arz eder[1]

Kurul uygulaması incelendiğinde; önaraştırma ve soruşturma süreçlerinde, birleşme ve devralma işlemlerinin değerlendirilmesinde, muafiyet ve menfi tespit başvuruları kapsamında ve Kurul tarafından yürütülen sektör araştırmaları çerçevesinde teşebbüslerden bilgi ve belge talep edilebildiği görülür. 

Kurul, bilgi isteme yetkisi kapsamında gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri, çeşitli yöntemlerle teşebbüslerden talep edebilir. Uygulamada, Kurul’un bilgi ve belge talepleri genellikle resmi yazılar aracılığıyla teşebbüslere veya temsilcilerine tebliğ edilir. Bununla birlikte, Kurum uzmanlarının ilgililere resmi bilgi talebi yazısı iletmeksizin e-posta aracılığıyla veya telefon görüşmesi yaparak da çeşitli sorular yöneltmesi mümkündür. Buna ek olarak, teşebbüslerde gerçekleştirilen yerinde incelemeler kapsamında, teşebbüs yetkililerine sözlü olarak çeşitli soruların yöneltilmesi veya yerinde inceleme tutanağı ile bilgi ve belge taleplerinin iletilmesi mümkündür.

Bilgi ve belge taleplerinde, teşebbüslerin talep edilen bilgileri Kurum’a sunmaları için belirlenen nihai tarih belirtilir. Bununla birlikte, teşebbüslerin talep edilen bilgileri belirtilen süre içerisinde eksiksiz şekilde hazırlamaları ve Kurum’un dikkatine sunmaları çeşitli nedenlerden dolayı mümkün olamayabilir. Bu durumlarda, teşebbüslerin Kurum uzmanlarından yanıtların sunulması için ek süre talebinde bulunmaları mümkündür. Ek süre talebi iletilirken yanıtların belirtilen süre içerisinde, hangi sebeplere dayanılarak sunulamayacağının açıklanması önem arz eder. Kurum uzmanları, teşebbüslerin sunduğu gerekçeleri değerlendirir ve süre uzatım talebini uygun bulmaları halinde makul ölçüde ek süre verilmesine karar verebilir. Bu durumda, Kurum uzmanlarının belirttiği yeni tarihe kadar yanıtların hazırlanması ve Kurum’a sunulması gerekir.

Kurul’un bilgi isteme yetkisinin düzenlendiği 4054 sayılı Kanun’un 14. maddesine aykırılık durumunda, 4054 sayılı Kanun’un 16. ve 17. maddelerinde düzenlenen idari para cezaları uygulanır. Bu kapsamda, 4054 sayılı Kanun’un 16(1)(a) maddesi uyarınca muafiyet ve menfi tespit başvuruları ile birleşme ve devralmalar için izin başvurularında yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi durumunda, 16(1)(c) maddesi uyarınca ise eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belgenin verilmesi ya da bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde ya da hiç verilmemesi hallerinde ilgili teşebbüsün cirosunun binde biri oranında idari para cezası uygulanacağı öngörülür. 4054 sayılı Kanun’un 17(1)(c) maddesinde ise talep edilen bilgi veya belgenin süresi içinde verilmemesi halinde ilgili teşebbüse her gün için cirosunun on binde beşi oranında nispi idari para cezası uygulanacağı düzenlenir. 

Bilgi talebine eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgi sunulması veya hiç bilgi sunulmaması durumlarında idari para cezası haricinde başkaca sonuçlar da ortaya çıkabilir. Nitekim, birleşme ve devralma işlemlerinde, bildirim formunda istenen ve Kurul tarafından talep edilen bütün bilgilerin eksiksiz ve doğru biçimde sunulmasını takiben bildirim yapılmış kabul edilir[2]. Buna ek olarak, Kurul tarafından izin verilmiş birleşme ve devralma işlemleri kapsamında Kurum’a yanlış veya yanıltıcı bilgi sunulması durumun tespit edilmesi halinde, izin kararının yeniden incelemeye alınması ve hatta iptal edilmesi gündeme gelebilir[3] . Aynı durum, muafiyet ve menfi tespit kararları için de geçerlidir. Yanlış veya yanıltıcı bilgiye dayanılarak verilen bu kararların geri alınması veya hiç alınmamış sayılması mümkündür[4]

Kurul’un Sahibinden Kararı

Kurul’un Sahibinden kararında[5], Sahibinden Bilgi Teknolojileri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’nin (“Sahibinden”) emlak, vasıta satış ve kiralama platform hizmetleri pazarındaki hâkim durumunu veri taşınabilirliği ve diğer yollarla kötüye kullanıp kullanmadığı iddiası kapsamında yürütülen soruşturmada, Sahibinden’in yanlış veya yanıltıcı bilgi sunup sunmadığı incelenir. Sahibinden, soruşturma kapsamında Kurum’a sunduğu yazılı savunmasında, soruşturma raporunda yer alan ekonomik analize konu olan paket kullanım oranı verilerinde hata olduğunu ileri sürer. Bu kapsamda, Sahibinden hakkında eşzamanlı olarak devam eden farklı bir dosyada sunulmuş olan veriler ile mevcut dosyada sunulan veriler karşılaştırılır. Zira, ekonomik analize dayanak olan veriler, Sahibinden tarafından Kurum’a sunulmuş olan verilerdir. Kurum uzmanları bahsi geçen verilere bir müdahalenin söz konusu olup olmadığını, teşebbüsün gerçek verileri bilinçli bir şekilde çarpıtıp çarpıtmadığını ve analize esas alınması gereken doğru verinin ne olduğu sorgular. Uzmanlar, yapmış oldukları değerlendirme neticesinde Kurum’a sunulan veriler arasındaki farklılığın sebebinin Sahibinden’in sağladığı verilerin hatalı olmasından kaynaklandığını tespit eder. Bu nedenle, Kurum’a yanlış veya yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi nedeniyle Kurul, Sahibinden’e idari para cezası uygulanmasına karar verir.

Kurul’un UNTAD Kararı

Kurul’un UNTAD kararında[6], Aksaray Unlu Mamülleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin (“UNTAD”) alıcılarının yeniden satış fiyatını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak yürütülen soruşturma kapsamında, önaraştırma sürecinde UNTAD’ın yanlış veya yanıltıcı bilgi sunup sunmadığı incelenir. Kurum uzmanları, önaraştırma kapsamında gerçekleştirilen yerinde inceleme sırasında UNTAD’ın bayileriyle imzalanmak üzere hazırlanan çeşitli taslak sözleşme örneklerini alır. Yapılan değerlendirme neticesinde, ilgili sözleşmeler kapsamında rekabet hukukuna aykırı olabilecek hükümlerin yer aldığı tespit edilir. Sonrasında, ilgili sözleşmelerin fiiliyatta imzalanıp imzalanmadığının tespit edilmesi amacıyla UNTAD’dan ve bayilerinden akdetmiş oldukları farklı tipteki tüm sözleşmelerin birer örneği talep edilir. İlgili sözleşmelerin incelenmesi neticesinde, yerinde incelemede elde edilen taslak sözleşmelerde yer alan rekabete aykırı olabilecek hükümlerin Kurum’a gönderilen sözleşmelerde yer almadığı tespit edilir. Her ne kadar UNTAD tarafından yapılan savunmada muhasebe şefinin Kurum’a göndermiş olduğu sözleşmenin içeriğinde ve imzasında eksiklikler olan eski bir sözleşme versiyonu olduğu ifade edilse de UNTAD tarafından Kurum’a sunulan sözleşmelerde ilgili hükümler yer almadığından Kurul, yanlış veya yanıltıcı bilge veya belge verilmesi nedeniyle UNTAD’a idari para cezası uygulanmasına karar verir.

Sonuç 

Kurul, mevzuat hükümleri uyarınca görevlerini etkin bir şekilde kullanabilmek ve incelediği süreçleri aydınlatabilmek adına bilgi isteme yetkisini kullanarak teşebbüslerden çeşitli bilgi ve belgeler talep edebilir. Kurul’un bilgi taleplerine doğru ve zamanında cevap verilmesi önemlidir. Zira, Kurum’a eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgiler sunulması halinde veya talep edilen bilgilerin hiç sunulmaması durumunda teşebbüsler aleyhine çeşitli yaptırımlar uygulanır. Kurul’un geçmiş kararları, bilgi ve belge taleplerine verilen önemi ve Kurul’un bu konudaki hassas yaklaşımını ortaya koyar. Bu kapsamda, teşebbüsler tarafından Kurum’a sunulan bilgilerin birbiriyle tutarlı olması ve gerçeği yansıtması önem arz eder. Ayrıca, Kurum’a aynı teşebbüs tarafından geçmişte sunulan bilgiler ile güncel olarak iletilen bilgiler arasında herhangi bir çelişkinin bulunmaması, bilgilerde bir farklılık olması halinde ise bu durumun gerekçelerinin açıklanması gereklidir. Son olarak, talep edilen bilgilerin süresi içinde Kurum’a sunulmasına özen gösterilmelidir. 

Kaynakça
  • Şarbak, Elif Nurdan: AB ve Türk Rekabet Hukukunda Bilgi İsteme Yetkisi ve Buna İlişkin Yaptırımlar, Uzmanlık Tezi, Rekabet Kurumu, Ankara 2022, s.3. 
  • 2010/4 Sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (“2010/4 sayılı Tebliğ”), m.11.
  • 2010/4 sayılı Tebliğ, m. 16(1)(a). 
  • 4054 sayılı Kanun, m.13.
  • Kurul’un 17.08.2023 tarihli ve 23-39/756-265 sayılı kararı. 
  • Kurul’un 17.08.2023 tarihli ve 23-39/730-251 sayılı kararı. 

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.