Perakende Sektöründe Dikey İhlaller: Rekabet Kurulu’nun Nestlé Kararı

31.12.2024 Aslı Su Çoruk

Giriş

Rekabet Kurulu (“Kurul”), son yıllarda perakende sektöründeki teşebbüslerin faaliyetlerini dikkatle takip ediyor. Perakende sektöründeki yatay ihlaller, Kurul’un rekor idari para cezaları ile birlikte kamuoyunda oldukça ses getirdi. Yeniden satış fiyatının belirlenmesi (“YSFB”) ile bölge ve müşteri kısıtlamaları gibi dikey ihlaller de perakende sektöründe faaliyet gösteren perakendeci ve tedarikçi teşebbüslerin uygulamalarında sıklıkla gündeme gelmekte ve Kurul kararlarına konu olmaktadır.

Kurul, Nestlé kararında[1] Nestlé Türkiye Gıda Sanayi A.Ş.’nin (“Nestlé”) distribütörlerinin yeniden satış fiyatlarını belirlediği ve distribütörlerine yönelik bölge ve/veya müşteri kısıtlaması getirdiği yönündeki iddiaları değerlendirir. Bu makale kapsamında, Kurul’un Nestlé kararındaki değerlendirmelerine yer verilerek bu karar çerçevesinde, perakende sektöründe gündeme gelebilecek dikey rekabet hukuku ihlallerine ve Kurul’un yaklaşımına ışık tutulması hedeflenmektedir.

Perakende Sektöründe Dikey İhlaller: Rekabet Kurulu’nun Nestlé Kararı
% 0

Nestlé’nin Faaliyetleri ve Dağıtım Sistemi 

Nihai olarak Nestlé S.A.’nın tek kontrolünde bulunan Nestlé, hızlı tüketim malları pazarında gıda ürünlerinin tedariki ve satışı alanlarında faaliyet gösteren bir teşebbüstür. Nestlé; çikolata, şekerleme, kahvaltılık gevrekler, süt ürünleri, kahve ürünleri, bebek beslenmesine yönelik ürünler, evcil hayvan yiyecekleri ve sağlıklı beslenme ürünleri kategorilerinde çok çeşitli yiyecek ve içecek ürünlerinin üretimi, pazarlanması ve satışı alanlarında aktiftir.

Nestlé’nin satışını ve pazarlamasını gerçekleştirdiği ürünlerden bir kısmı doğrudan nihai ürün olarak ithal edilirken, bir kısmı ise Nestlé’nin Türkiye’deki fabrikalarında üretilir. Nestlé ürünlerinin bir diğer kısmı ise fason üretim yoluyla bağımsız tedarikçilere ürettirilir. 

Nestlé’nin, Nestlé Professional (“NP” veya “ev dışı tüketim kanalı”) olarak ifade edilen ev dışı tüketim kanalı da mevcuttur. Nestlé, bu kanalda restoranlar, oteller, kafeler, eğitim kurumları, askeri tesisler, hızlı yiyecek noktaları, otomatik içecek ve yiyecek makineleri operatörleri gibi müşterilere özel yiyecek ve içecek çözümleri sunar. Bu kapsamda Nestlé S.A., Türkiye’de perakende satışlarını Nestlé Türkiye aracılığıyla gerçekleştirirken ev dışı tüketim kanalında NP aracılığıyla faaliyet gösterir.

Nestlé’nin Yeniden Satış Fiyatının Tespiti Teşkil Eden Uygulamaları

Kararda, Nestlé’nin çeşitli uygulamaları neticesinde distribütörlerinin yeniden satış fiyatlarına müdahalede bulunup bulunmadığı değerlendirilir. 

Öncelikle Nestlé, mevcut dosyada YSFB iddiaları bakımından ilgili ürün pazarının NP kanalıyla sınırlandırılarak ev dışı tüketim kanalında satış, pazarlama ve dağıtım faaliyetleri olarak ele alınması gerektiğine yönelik bir savunma yapar. Bununla birlikte Kurul, dosya kapsamında elde edilen delillerin Nestlé’nin hem perakende kanalına hem de NP kanalına ilişkin olduğunu tespit eder. Bu kapsamda, soruşturma konusunun yalnızca NP kanalına ilişkin olduğuna yönelik savunma kabul edilmez ve Nestlé’nin satış kanalları arasında herhangi bir ayrıma gidilmez.

Kurul, YSFB iddialarına ilişkin olarak yapmış olduğu inceleme neticesinde Nestlé’nin çeşitli distribütörlerinin kâr marjlarını, uygulayacakları iskonto oranlarını ve belirli ürünlere ilişkin satış fiyatlarını belirlediğini değerlendirir. 

Kararda, Nestlé’nin YSFB iddiaları bakımından ileri sürdüğü savunmalara ve Kurul’un ayrıntılı açıklamalarına yer verilir. Her ne kadar Nestlé, kendisi tarafından verilen iskontoların distribütörlerinin yeniden satış fiyatlarına yansıdığını ileri sürse de Kurul, bu durumun sağlayıcının distribütörlerine YSFB uygulaması gerekliliğini ortaya çıkarmadığını vurgular.

Kurul, dosyadaki mevcut delilleri değerlendirdiğinde, Nestlé’nin ilave iskonto vermeyeceğini belirtmesinin yanı sıra, distribütörlerinin yeniden satış fiyatlarına ilişkin yönlendirmelerde bulunduğunu ve liste fiyatı altına inilmemesi ve onaylanan iskontolar dışında iskonto yapılmaması konusunda uyarılarda bulunduğunu tespit eder. Buna ek olarak Kurul, distribütörlerin müşteriye satış yapacakları aşamada Nestlé’den onay aldıklarını da ortaya koyar. Kurul, bu davranışların distribütörlerin asgari satış fiyatlarının belirlenmesine yönelik eylemler niteliğinde olduğuna kanaat getirir.

Bahsi geçen uygulamalara ek olarak Kurul, Nestlé’nin piyasadaki fiyatları yakından takip ettiğini belirterek dosyada mevcut delillerin, Nestlé’nin YSFB uygulama noktasındaki isteğini ve kararlılığını açıkça ortaya koyduğunu ifade eder. Özellikle, Nestlé’nin piyasanın bozulmasını arzu etmediğini belirttiği, kendi belirlediği fiyata uyulup uyulmadığını takip ettiği ve bu kapsamda mal vermeyi durdurma gibi çeşitli yaptırım mekanizmalarını da kullandığı anlaşılır.

İlaveten Kurul, Nestlé’nin distribütörlerinin ürün satış süreçlerine dahil olduğunu da açıklığa kavuşturur. Kurul, Nestlé’nin bu süreçte yalnızca distribütörlerinin uygulayacağı iskonto oranlarını belirlemekle kalmayıp aynı zamanda, distribütörlerinin müşterilerine uygulayacağı iskonto oranlarını da tespit ettiği ve bu suretle YSFB eylemini gerçekleştirdiği sonucuna ulaşır. Bu kapsamda Kurul, Nestlé’nin YSFB uygulamalarındaki temel rekabetçi endişenin distribütörlere kendi satış fiyatlarını belirlemek bakımından herhangi bir hareket alanı bırakmaması olduğunu vurgular. 

Kurul ayrıca YSFB’den söz edilebilmesi için alıcılara yönelik bir yaptırım mekanizmasının veya baskı ve teşvik unsurunun zorunluğu olmadığını değerlendirir. Buna ek olarak Kurul, alıcının yeniden satış fiyatının sağlayıcı tarafından tespit edilmesinin, piyasada etki doğurup doğurmamasına bakılmaksızın amaç yönünden rekabet ihlali olarak değerlendirdiğinden Nestlé’nin bu yöndeki uygulamalarının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 4. maddesini ihlal ettiğine hükmeder.

Nestlé’nin Bölge ve Müşteri Kısıtlamaları 

Kararda, Nestlé’nin sözleşme hükümleriyle veya uygulamada distribütörlerine getirdiği çeşitli sınırlamaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında bölge veya müşteri kısıtlaması teşkil edip etmediği değerlendirilir. 

Bölge ve müşteri kısıtlamalarına ilişkin olarak Nestlé, NP ürünlerinin perakende müşterilerine satılması durumunun perakende ve NP iş birimleri arasında sorunlara yol açtığını, NP’nin satışlarının bu durumdan olumsuz etkilendiğini, Nestlé’nin perakende ve NP distribütör sözleşmelerinde münhasırlık bulunmadığını, distribütörlerin diledikleri müşteriye satış gerçekleştirebildiğini, perakende ve NP ürünlerinin pazarda ait oldukları kanaldaki müşterilere satılmasının tercih edildiğini, böyle bir durumun Nestlé ürünlerinin satışlarını ve hizmet kalitesini artıracağını ancak Nestlé’nin perakende ve NP kanalındaki distribütörlerine yönelik bir aktif satış kısıtlamasının bulunmadığını ifade eder. Buna ek olarak Nestlé, distribütörlerine yönelik pasif satış kısıtlaması getirmediğini ileri sürer.

Kurul, değerlendirmesi kapsamında bir teşebbüsün, ticari politikası gereği satış kanallarını farklı konumlandırmış olması ile distribütörlerinin aktif ve pasif satışlarını kısıtlama uygulaması arasında bir illiyet bağı bulunmadığını ifade eder. Kurul, 2022/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (“2002/2 sayılı Tebliğ”) 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine atıf yaparak alıcının sözleşme konusu malları veya hizmetleri satacağı bölgelere veya müşterilere ilişkin olarak, münhasır bir bölge veya müşteri grubu tayin edilmesi durumunda aktif satışların kısıtlanabileceğini hatırlatır. Bu kapsamda Kurul, Nestlé’nin distribütörlerine bölge ve/veya müşteri kısıtı getirdiğine delil teşkil edebilecek tüm yazışmaların gerçekleştiği dönemi kapsayacak şekilde Nestlé ile distribütörleri arasında akdedilen sözleşmeleri inceler ve Nestlé ile distribütörleri arasında münhasırlık ilişkisinin bulunmadığını tespit eder. Bu doğrultuda, Nestlé’nin distribütörlerinin aktif satışlarını kısıtlama serbestisinin söz konusu olamayacağı değerlendirilir. Bununla birlikte Kurul, mevcut dosyada Nestlé’nin distribütörlerinin aktif satışlarını kısıtladığına yönelik ifadeler içeren ve bölge veya müşteri kısıtlamasına işaret eden çok sayıda delilin mevcut olduğunu tespit eder.

Buna ek olarak Kurul, delilleri incelemesi neticesinde Nestlé’nin distribütörlerine pasif satış yasağı da uyguladığını değerlendirir. Kurul, distribütörlerin uzmanlaştıkları müşteri grubuna satış yapmasına ilişkin teşvik stratejisi kapsamında distribütörlerine yönelik uygulanan şirket içi politikaların Nestlé’nin distribütörlerine pasif satış yasağı uyguladığı tespitlerini ve değerlendirmelerini bertaraf etmediğini ve Nestlé’nin pasif satış yasağı niteliğini haiz olan uygulamalarına haklı gerekçe oluşturmadığını belirtir. Ayrıca Kurul, Nestlé ile distribütörleri arasında akdedilen güncel distribütör sözleşmeleri ile mevcut uygulama arasındaki uyumsuzluğun giderilmesi için hâlihazırda yürütülen şirket içi uyum çalışmalarının mevcut durumda Nestlé’nin grup muafiyetinden yararlanamadığı tespitini ortadan kaldırmadığını değerlendirir.

Sonuç itibarıyla Kurul, Nestlé’nin distribütörleri arasındaki rekabeti kısıtlama amacıyla distribütörlerine yönelik YSFB eylemleri ile bölge ve müşteri kısıtlamasına gitmek suretiyle aktif ve pasif satışları engellemesini, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlali olarak değerlendirir. Kurul, Nestlé’nin bahsi geçen uygulamalarının 2002/2 sayılı Tebliğ ile öngörülen grup muafiyetinden yararlanmadığını, anılan uygulamalara bireysel muafiyet de tanınamayacağını ifade ederek Nestlé’ye idari para cezası uygulanmasına hükmeder.

Sonuç

4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlali sonucuna yol açan YSFB ve bölge/müşteri kısıtlamalarına ilişkin iddialarla karşı karşıya kalınmaması adına, özellikle perakende sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin distribütörleri ile olan ilişkilerinde azami özen göstermeleri son derece önemlidir. Her ne kadar teşebbüslerin ticari gerekçeler ileri sürerek bu iddiaları bertaraf etmeye çalıştığı gözlense de Kurul, delilleri yorumlarken hassas bir tutum izler. Bu kapsamda, teşebbüslerin iç işleyişine, dağıtım kanallarının yapısına ve şirket içi yapılanmasına ilişkin savunmalar genellikle Kurul’un ihlalin mevcudiyeti yönündeki kanaatini değiştirmesi bakımından yeterli görülmez. Dolayısıyla, teşebbüslerin ticari uygulamalarında 4054 sayılı Kanun’un kapsamı dışına çıkmamaları önemlidir. Aksi takdirde teşebbüsler ciddi ihlal iddialarıyla karşı karşıya kalarak uzun süren soruşturma süreçlerine dahil olabileceklerdir.

Kaynakça
  • Kurul’un 15.02.2024 tarihli ve 24-08/149-61 sayılı kararı.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.