İş Gücü Piyasalarında Dikey Kısıtlamalara İlişkin Rekabet Kurulu’nun Doğuş Otomotiv Kararı

31.07.2024 Nil Zeren Özdemir

Giriş

Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş.’nin (Doğuş) yetkili satıcı ve bayilerine, satış ve satış sonrası hizmetlerde istihdam edilen personele uygulanmak üzere baz ücret tavsiye edilmesi uygulamasına muafiyet verilmesi için Rekabet Kurumu’na başvuruda bulunulmuştu[1] . Rekabet Kurulu (Kurul), Doğuş ile bayileri arasında iş gücü unsuruna yönelik kısıtlama içeren söz konusu uygulamayı, tarafların ana faaliyetlerine özgülenebilir bir uygulama olduğu gerekçesiyle, dikey ilişki çerçevesinde değerlendirdi. Bu kapsamda Kurul 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) kapsamında yaptığı değerlendirme neticesinde Doğuş’un “otomotiv satış ve satış sonrası hizmetlerde iş gücü pazarında”, çalışan sayısı bazında pazar payının Tebliğ’de aranan %30’luk pazar payı eşiğinin altında kaldığı sonucuna vararak söz konusu uygulamaya grup muafiyeti tanıdı.

Kurul kararı (Karar), iş gücü piyasalarında gerçekleşebilecek ihlallerin yatay ilişkilerle sınırlı olmayıp dikey yönlü de gerçekleşebileceği ve yeniden satış fiyatının belirlenmesi uygulamasının iş gücü piyasasındaki izdüşümüne dair önemli birtakım tespit ve değerlendirmeler içerir. İş gücü piyasalarında özellikle dikey ilişkiler bakımından meydana gelebilecek rekabet ihlallerin yorumlanmasında, uygulamadaki ve Kurul içtihadındaki boşluk göz önünde bulundurulduğunda, ilgili kararın yol gösterici olduğu değerlendirilir.  

İş Gücü Piyasalarında Dikey Kısıtlamalara İlişkin Rekabet Kurulu’nun Doğuş Otomotiv Kararı
% 0

İlgili Ürün Pazarı ve Coğrafi Pazara İlişkin Değerlendirme 

Başvuru konusu uygulama, Doğuş’un bayileri tarafından, satış yönetimi, servis hizmetleri, yedek parça, yönetim ve operasyonel destek olarak adlandırılan iş ailelerinde farklı unvanlarla çalışan personele ödenen aylık baz ücretin Doğuş tarafından yetkili satıcıları ve bayilerine tavsiye edilmesine ilişkindir. Bu kapsamda Kurul, Doğuş’un dağıtım ağı sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunur. Araç satışlarında nicel seçici dağıtım, satış sonrası hizmetlerinde ise nitel seçici dağıtım ağına sahip Doğuş, distribütörü olduğu markaların satış ve satış hizmetlerine ilişkin faaliyetlerini iştiraki Doğuş Oto Pazarlama ve Tic. A.Ş. (Doğuş Oto) ve bayileri vasıtasıyla yürütmektedir. 

Kurul tarafından otomotiv sektörüne ilişkin yapılan değerlendirmelerde, birçok tüketici için otomobil satın alma işlemi kadar satış sonrası hizmetlerinin de büyük önem taşıdığına vurgu yapılır. Satış sonrası hizmetlerin kalitesinin tüketicilerin hizmet aldıkları markaya olan bağlılığını doğrudan etkilediği kabul edilir. Bu yönüyle, fiyat, kalite, marka algısı gibi daha çok satış sırasında öne çıkan unsurlar kadar, bakım, onarım ve yedek parçalar gibi satış sonrası sunulan hizmetlerin de müşterinin sadakatinin kazanılması ve marka bağlılığının arttırılmasında önem taşıdığı değerlendirilir. Bu kapsamda Kurul, otomotiv sektöründe sağlanan kaliteli satış ve satış sonrası hizmetlerin müşteri sadakatinin kazanılmasındaki rolünü dikkate alarak, sağlanan hizmetin kalitesi ile bu hizmeti birinci elden sağlayan çalışanların ücretleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyar. Nitekim, çalışanların ücret yönünden tatmin edilmemesi durumunda, çalışan motivasyonun düşebileceği ve bu durumun hizmetin kalitesini olumsuz etkileyerek, müşteri ilişkileri devamlılığını ve nihayetinde müşteri bağlılığını sekteye uğratacağı değerlendirilir. 

Yukarıdakiler ışığında, otomotiv sektörünün satış sonrası hizmetlerin en büyük önem taşıdığı sektörlerin başında geldiği, bu bakımdan otomotiv sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin rekabette üstünlük sağlamak adına ürünlerinin fiziksel özelliklerinin yanında satış sonrası hizmetlerde fark yaratmaya çalıştıkları ortaya konulur. Bu kapsamda çalışanlara uygulanan baz ücret tavsiyesinin otomotiv satış ve sonrası hizmetlerde önemli bir girdi teşkil etmesi nedeniyle, uygulamanın etkilerinin otomotiv satış ve satış sonrası hizmetler pazarındaki çalışanlar üzerinde doğacağının tespiti üzerine, ilgili ürün pazarı “otomotiv satış ve satış sonrası hizmetlerde iş gücü pazarı” olarak tanımlanır.

Bunun yanı sıra coğrafi pazarın işçilerin tercihleri, aile durumu, sağlık durumu gibi kişisel özelliklere göre belirlenebileceği ve yaşam koşulları/ bölgesel şartların değişmesine bağlı olarak illere göre ve bölgelere göre dar tanımlanabileceği kabul edilir. Ancak uygulamanın, Doğuş’un ülke genelindeki bayi ve yetkili satıcılarında istihdam edilen çalışanları etkileyebilecek olması nedeniyle ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak tanımlanır. 

Muafiyete İlişkin Değerlendirme

Başvuruya konu uygulama hakkında Doğuş tarafından yapılan açıklamalar uyarınca, bayiler ve yetkili satıcıların satış ve satış sonrasında istihdam ettikleri personeller için sektör ortalamasının üstünde olacak şekilde baz ücret tavsiye edilmesi planlanmaktadır. Bunun yanı sıra, tavsiye baz ücret uygulamasının illere ve bölgelere göre farklılık göstereceği ve prim ödemeleri veya yan hak niteliğindeki ödemeleri içermeyeceği savunulur. Ayrıca tavsiye edilmesi planlanan baz ücretlere ilişkin listelerin bayi çalışanları ile paylaşılmayacağı, bayilerin üst yönetimlerine aynı anda gönderilecek e-postanın ekinde yer alan bir tablo ile duyurulacağı belirtilir. 

Söz konusu uygulamaya yönelik yapılan değerlendirmede, uygulama sayesinde istihdam edilen personelin ücret yönünden tatmin edilmesi sonucu müşteriye daha kaliteli hizmet sunulabileceği değerlendirilir. Bu nedenle iş gücü unsuruna ilişkin kısıtlama getiren uygulamanın, tarafların ana faaliyetleri olan otomotiv satış ve satış sonrası hizmetlere özgülenebilir olduğu ve bu nedenle Doğuş ile bayileri arasındaki ilişkinin bir dikey ilişki olarak ele alınması gerektiği sonucuna varılır. 

Doğuş’un bayi ve yetkili satıcıların personellerine ilişkin tavsiye ücret listesini yayınlamasının rekabetin kısıtlanması anlamına gelip gelmeyeceğine değinen özel bir düzenleme veya içtihat bulunmadığından, olaya uygulanacak soyut normun belirlenmesinde hükümde sayılan haller ile sayılmayan haller arasında benzetme yoluna gidilir. Bu kapsamda Kurul, Doğuş’un bayi ve yetkili satıcıların personellerine ilişkin tavsiye ücret listesini yayınlamasının, bayiler ve satıcılar açısından alış fiyatının tespit edilmesi niteliğinde olduğunu değerlendirir. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4/1(a) maddesi kapsamında anlaşmaları grup muafiyeti dışına çıkaran yeniden satış fiyatının belirlenmesi ihlali, yalnızca alıcının satış fiyatına ilişkin bir düzenleme içerse de, 4054 sayılı Kanun’un 4/1(a) maddesinde mal veya hizmetlerin hem alış hem satış fiyatlarının belirlenmesini yasaklamaktadır. Dolayısıyla 2002/2 sayılı Tebliğ’in satış fiyatına ilişkin düzenlemelerin uygun düştüğü ölçüde alış fiyatı için de uygulanabileceği sonucuna varılır. 

Karar’da yeniden satış fiyatının belirlenmesi uygulamasının iş gücü piyasasına izdüşümü hakkında önemli çıkarımlar yer alır. Bu kapsamda çalışan ücretlerinin belirlenmesi bakımından ihlalin girdi pazarında gerçekleşecek olması nedeniyle, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4/1(a) maddesindeki düzenlemeden farklı olarak azami ve sabit fiyatın belirlenmesi ihlal olarak görülmüştür. Bu kapsamda bir sağlayıcının bayiler veya yetkili satıcılar bünyesindeki çalışanlara uygulanmak üzere sabit veya azami ücret listesi göndermesi ile baskı veya teşvik sonucu, bayiye tavsiye niteliğindeki ücretlerin sabit veya azami ücrete dönüşmesi halinde, uygulamanın işgücü pazarında ortaya çıkan, dikey yönlü bir ihlal oluşturacağı vurgulanır.  

Anılan nedenlerle, uygulama her ne kadar tavsiye niteliği taşısa da ücretlere etki ederek çalışan ücretlerinin katılaşmasına yol açabileceğinden, bu kapsamda emeğin transferi ve mobilitesi kısıtlanabilecektir. Dolayısıyla başvuru konusu anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu, bu nedenle işleme menfi tespit belgesi verilemeyeceği değerlendirilmiştir. 

Öte yandan bahse konu uygulamaya yönelik, 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyeti kapsamında yapılan değerlendirmede, sağlayanın tavsiye fiyat uygulamasında bulunabilmesi için pazar payının %30’u aşmaması gerektiği kabul edilir. Bu kapsamda, Doğuş’un çalışan sayısı bazında otomotiv satış ve satış sonrası hizmetleri pazarında pazar payı incelenmiştir. Bunun sonucunda Doğuş’un her bir iş ailesi özelinde çalışan sayısı üzerinde hesaplanan pazar payının %30’u aşmadığı saptanır. 

Ayrıca sağlayıcının önemli ölçüde pazar gücüne sahip olduğu durumda, azami ve tavsiye fiyat uygulamasının, baskı veya teşvik unsuru olmadan da bayiler arasında referans ücret olarak kabul edilebileceği ifade edilerek Doğuş’un pazardaki konumu da incelenir. Bu kapsamda Doğuş’un baz ücret tavsiye etmeyi planladığı ücretler ile iştirak ve bayilerinin bu pozisyonlarda çalışanlara ödediği ücretler il ve şube bazında karşılaştırılır. Bunun sonucunda bayilerin, Doğuş tarafından yayınlanacak tavsiye baz ücret listesinden ayrılma eğiliminde oldukları tespit edilir. 

Sonuç 

Yukarıdakiler ışığında Kurum tarafından söz konusu tavsiye baz ücret uygulaması hakkında Doğuş’un bayilerin görüşüne danıştı. Bu kapsamda bayiler büyük bir çoğunluğu tarafından yapılan değerlendirmelerde çalışanlara yönelik ücretlerin bağımsız olarak belirlendiği ve söz konusu uygulamanın nitelikli personele ve bağımsız ücret raporlarına ulaşmayı kolaylaştırması açısından yol gösterici olduğu değerlendirilmiştir. Bunun sonucunda her il bazında çalışanların ücretlerinde dikkate alınmak üzere baz ücret tavsiye edilebilmesine ilişkin uygulamaya 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında yapılan değerlendirmeler neticesinde grup muafiyeti tanınmıştır. Karar, işgücü piyasalarında özellikle dikey nitelikli ihlallerin değerlendirilmesinde içtihat boşluğun giderilmesi ve bu ihlallere uygulanacak soyut normun belirlenmesi bakımından, kayda değer tespitler barındırır. Karar’ın teşebbüsler tarafından iş gücüne yönelik kısıtlama içeren anlaşmaların sınırının çizilebilmesi ve Kurul’un bu tür anlaşmalara yönelik ileride yapacağı değerlendirmelerde yorum ilkelerinin benimsenmesi açısından etki doğuracağı değerlendirilir. 

Kaynakça
  •  Kurul’un 23-41/796-280 sayılı ve 07.09.2023 tarihli kararı

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.