Çalışan Ayartmama Anlaşmalarında İhlali Kolaylaştıran Üçüncü Taraflar: Coship/Nevzat Denizcilik Kararı
Giriş
Son yıllarda rekabet hukukunun küresel çapta en gözde terimlerinin başında gelen çalışan ayartmama anlaşmaları, Rekabet Terimleri Sözlüğü’nde “bir teşebbüsün bir başka teşebbüsün çalışanlarına iş teklif etmemesine veya bu çalışanları işe almamasına ilişkin olarak doğrudan veya dolaylı şekilde yapılan anlaşmalar” olarak tanımlanır[1] . Çalışan ayartmama anlaşmaları, kapsamları ve konuları itibarıyla birbirlerinden farklılık gösterebilir. Örneğin, bir çalışan ayartmama anlaşması, teşebbüslerin birbirlerinin çalışanlarına iş teklifinde bulunmalarını doğrudan yasaklamaya yönelik olabileceği gibi, işe alım süreçlerinde adayla ilgili kararın karşı tarafın onayına sunulmasına yönelik de olabilir. Benzer şekilde, bu tür anlaşmalar yalnızca mevcut çalışanları kapsayabileceği gibi, eski çalışanları da içerecek şekilde daha geniş biçimde düzenlenebilir.
03.12.2024 tarihinde yayımlanan İş Gücü Piyasalarındaki Rekabet İhlallerine Yönelik Kılavuz (“Kılavuz”) uyarınca, çalışan hareketliliğini kısıtlamaya yönelik çalışan ayartmama anlaşmaları, amaç bakımından ihlal teşkil eder ve kartel olarak kabul edilir.
Bununla birlikte, Kılavuz’da çalışan ayartmama anlaşmalarının teşebbüsler arasında doğrudan yapılabileceği gibi üçüncü bir taraf aracılığıyla da gerçekleştirilebileceği belirtilir. Buna göre, üçüncü bir tarafın anlaşmaya aracılık etmesi veya anlaşmanın yapılmasını kolaylaştırması durumunda, söz konusu üçüncü taraf somut olayın özelliklerine bağlı olarak ihlalin tarafı olarak değerlendirilebilecektir. Öte yandan, Kılavuz’da üçüncü tarafların çalışan ayartmama anlaşmaları bakımından hangi rolleri üstlenmeleri durumunda ihlalin tarafı olarak kabul edilebilecekleri detaylı bir şekilde açıklanmaz ya da örneklendirilmez.
Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) Coship/Nevzat Denizcilik kararında[2] , denizcilik sektöründe insan kaynakları faaliyetlerinde bulunan Coship Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti. (“Coship”) ile Nevzat Aydın Denizcilik Ticaret Ltd. Şti.’nin (“Nevzat Denizcilik”), Fatih Römorkörcülük ve Denizcilik Hizmetleri A.Ş. (“Fatih Römorkörcülük”) ve Atlantik Gemi İşletmeciliği A.Ş. (“Atlantik”) arasında mevcut olan çalışan ayartmama anlaşması bakımından kolaylaştırıcı bir rol üstlenip üstlenmedikleri ve bu kapsamda ilgili ihlalden sorumlu tutulup tutulamayacakları değerlendirilir.
Bu makalede, Kurul’un Coship/Nevzat Denizcilik kararı (“Karar”) incelenerek, çalışan ayartmama anlaşmaları bakımından üçüncü taraflara yönelik olarak Kurul’un sorumluluk değerlendirmesinin nasıl şekillenebileceğine dair bir çerçeve çizilmesi amaçlanır.
Dosya Evreleri, Taraflar ve İlgili Pazar
Kurul, 04.02.2021 tarihli toplantısında, Fatih Römorkörcülük ve Atlantik’in birbirlerinin çalışanlarını istihdam etmemeye yönelik olarak anlaşmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri yönündeki şikayetler üzerine söz konusu teşebbüsler hakkında önaraştırma yapılmasına karar verir. Önaraştırma kapsamında Fatih Römorkörcülük, Atlantik ve Coship nezdinde yerinde incelemeler gerçekleştirilir.
Kurul’un 29.07.2021 tarihli toplantısında ise, PSV gemi işletmeciliği pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin birbirlerinin çalışanlarını istihdam etmemek üzere anlaşmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik olarak Fatih Römorkörcülük, Atlantik, Coship ve Nevzat Denizcilik hakkında soruşturma açılmasına karar verilir.
İlgili soruşturma, Atlantik hakkında 13.01.2022 tarihli ve 22-03/37-17 sayılı, Fatih Römorkörcülük hakkında ise 19.01.2022 tarihli ve 22-04/56-25 sayılı uzlaşma nihai kararlarının alınmasıyla, bu teşebbüsler bakımından uzlaşma ile sonuçlanır. Öte yandan, Coship ve Nevzat Denizcilik bakımından soruşturma sürecine devam edilir.
Karar’da da belirtildiği üzere, denizcilik sektöründe gemi adamı istihdamına yönelik olarak gemilerin niteliklerine uygun personelin temin edilmesini sağlayan birçok bağımsız teşebbüs faaliyet göstermektedir.
Nitekim soruşturma tarafı Coship, gemicilik faaliyetleri yürüten yerli veya yabancı teşebbüslerde istihdam edilmek üzere çeşitli gemi adamlarının temin edilmesine yönelik hizmetler sunmakta olup, bu kapsamda Atlantik’in insan kaynakları süreçlerini yürütmektedir.
Benzer şekilde Nevzat Denizcilik, gemi sahipleri ve gemi işletmecileri adına gerekli evrakın hazırlanması, gemi mürettebatının istihdamı, sevk ve idaresi, mevcut mürettebat ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümü ve genel uyumun sağlanması gibi faaliyetlerde bulunmaktadır. Fatih Römorkörcülük’ün insan kaynakları faaliyetleri 20.07.2020 tarihine kadar Nevzat Denizcilik tarafından yürütülmüş; bu tarihten sonra ise Fatih Römorkörcülük kendi bünyesinde bir insan kaynakları birimi oluşturmuştur.
Bu çerçevede Kurul, tarafların faaliyet alanlarını dikkate alarak ilgili pazara ilişkin değerlendirmelerinde, dosya konusu iddiaların PSV gemilerinde çalışan personelin rakip teşebbüsler arasında geçişinin anlaşma yoluyla engellendiğine ilişkin olduğunu vurgular. Bununla birlikte Kurul, PSV gemilerinin kullanım amaçları ve faaliyet alanları bakımından diğer gemilerden ayrıştığını ifade ederek ilgili ürün pazarının “Türkiye Cumhuriyeti karasuları ve kıta sahanlığında yapılan doğalgaz/petrol arama faaliyetlerine destek hizmeti sağlayan gemilere yönelik çalışan temini pazarı” olarak belirlenebileceğini değerlendirir. Öte yandan Kurul, dosya kapsamında kesin bir pazar tanımı tespitinde bulunmaz.
Karar’da yer alan bulgular incelendiğinde, Coship’in de taraf olduğu yazışmalarda, Fatih Römorkörcülük ile Atlantik arasında çalışanların transferine yönelik bir anlaşma bulunduğunu ve Coship’in faaliyetlerini bu durumu bilerek ve dikkate alarak yürüttüğünü gösteren ifadeler bulunduğu görülür. Öte yandan, Nevzat Denizcilik’e ilişkin olarak bir adet yazışma dışında başka bir bulguya rastlanmadığı belirtilir. Ayrıca Kurul, Nevzat Denizcilik’in Fatih Römorkörcülük ile arasındaki hizmet sözleşmesinin, Kurul’un uzlaşma kararlarıyla tespit edilen ihlal döneminin dışında kaldığını tespit eder. Bu nedenle Kurul, Nevzat Denizcilik’in rakipler arasındaki çalışan ayartmama anlaşmasına taraf olduğuna veya bu anlaşmayı kolaylaştırdığına yönelik yeterli delile ulaşılamadığını belirtir.
Kurul’un Değerlendirmesi
Kurul, öncelikle 4054 sayılı Kanun kapsamında tespit edilen bir ihlalin doğrudan tarafı olmayan ve hatta aynı pazarda faaliyet göstermeyen teşebbüslerin dahi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun iştirak hükümleri uyarınca, iştirak ettikleri ihlalden sorumlu tutulup cezalandırılmasının mümkün olduğunu belirtir.
Bu çerçevede Kurul, Çorum’daki yapı denetim firmalarının fiyat tespiti veya müşteri paylaşımı yoluyla pazardaki rekabeti engellediklerine ilişkin iddiaları değerlendirdiği Çorum Yapı Denetim kararına[3] atıfta bulunur. Anılan kararda, yapı denetim firmalarının aralarında kurdukları sistem bakımından Duru Bilişim’in sağladığı desteğin sistemin işlerliği bakımından esaslı bir unsur niteliğinde olduğu belirtilir. Bu doğrultuda Kurul, Duru Bilişim’in 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlali niteliğindeki kabahatin işlenmesinde etkili bir rol oynadığı, söz konusu eylemleri bilerek gerçekleştirdiği ve ortaya çıkacak sonucu da istediği kanaatine varır.
Çorum Yapı Denetim kararındaki değerlendirmelerini de göz önünde bulunduran Kurul, bir teşebbüsün 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlali niteliğindeki bir davranışın kolaylaştırıcısı olarak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca cezalandırılabilmesi için, (i) söz konusu teşebbüsün ihlale kasıtlı olarak dâhil olması ve (ii) ihlalin hayata geçirilmesi ve/veya sürdürülmesi noktasında esaslı bir katkı sunması gerektiğini belirtir.
Öte yandan Kurul, somut olayda Coship ve Nevzat Denizcilik’in, Atlantik ve Fatih Römorkörcülük tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda personel başvurularını değerlendirmek ve bu amaca yönelik oluşturdukları personel listelerini birbirleriyle paylaşmak dışında, ihlali gerçekleştirmeye yönelik herhangi bir davranışta bulunduklarına ilişkin bir emareye rastlamadığını ifade eder. Bu nedenle Kurul, ihlalin yalnızca ve tamamen Atlantik ile Fatih Römorkörcülük arasında gerçekleştiği sonucuna ulaşır.
Her halükârda Kurul, iş gücü piyasalarına yönelik hassasiyet ile ilgili sektörün yapısını da dikkate alarak, Coship ve Nevzat Denizcilik’e insan kaynakları faaliyetlerini yürütürken 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal niteliği taşıyabilecek herhangi bir anlaşma veya uyumlu eylemin katılımcısı ya da kolaylaştırıcısı olmamaları konusunda gerekli özeni göstermeleri yönünde görüş gönderilmesine karar verir.
Sonuç
Çalışan ayartmama anlaşmaları, teşebbüsler arasında doğrudan yapılabileceği gibi üçüncü bir taraf aracılığıyla da gerçekleştirilebilir. Ancak, üçüncü tarafların çalışan ayartmama anlaşmaları bakımından hangi rolleri üstlenmeleri hâlinde ihlalin tarafı olarak değerlendirilebilecekleri, Kılavuz’da detaylı biçimde açıklanmamakta veya örneklendirilmemektedir. Bu nedenle, insan kaynakları alanında hizmet sağlayan üçüncü taraf konumundaki teşebbüslerin iş gücü piyasalarında ortaya çıkabilecek rekabet ihlallerinden hangi koşullar altında sorumlu tutulabileceğinin Kurul kararlarıyla şekillenmesi beklenmektedir.
Coship ve Nevzat Denizcilik kararında, Coship ve Nevzat Denizcilik’in Fatih Römorkörcülük ve Atlantik arasındaki çalışan ayartmama anlaşmasını kolaylaştırıcı bir rol üstlenip üstlenmedikleri değerlendirilir. Dosya kapsamında elde edilen bulgular uyarınca, Coship ve Nevzat Denizcilik’in, Atlantik ve Fatih Römorkörcülük tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda personel başvurularını değerlendirmek ve bu amaçla oluşturdukları personel listelerini paylaşmak dışında, ihlalin hayata geçirilmesine yönelik herhangi bir davranışta bulunmadıklarına karar verilir. Bu nedenle Kurul, söz konusu teşebbüsler hakkında bir yaptırım uygulanmamasına ve teşebbüslere yalnızca uyarı mahiyetinde bir görüş gönderilmesine karar verir.
Öte yandan, Kurul’un iş gücü piyasalarındaki rekabet ihlallerine yönelik titiz yaklaşımı dikkate alındığında, ilerleyen dönemde üçüncü taraflardan beklenen özen standardının yükselmesi ve insan kaynakları hizmeti sunan teşebbüslerin, rekabet hukuku bakımından ihlal niteliği taşıyabilecek herhangi bir anlaşma veya uyumlu eyleme katılmama ya da bu tür eylemleri kolaylaştırmama konusunda daha dikkatli davranmasının bekleneceği ve gerekeceği öngörülmektedir.
- Rekabet Terimleri Sözlüğü, Gözden Geçirilmiş Altıncı Baskı, 2019, s. 51.
- Kurulun 12.05.2022 tarihli ve 22-21/353-151 sayılı kararı.
- Kurulun 02.12.2013 tarihli ve 13-67/929-391 sayılı kararı.
Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.