Rekabet Kurulu Kararları Işığında Ekonomik Bütünlük ve Aile Bağları İlişkisi

31.07.2023 Aslı Su Çoruk

Giriş

Rekabet hukukunda, özellikle birleşme ve devralma işlemleri bakımından teşebbüs kavramının doğru şekilde belirlenmesi son derece önemlidir. Ekonomik bütünlük kavramı, teşebbüslerin hangi ekonomik birimleri kapsadığını ortaya koyma amacı taşır. Ekonomik bütünlük ve aile bağları arasındaki ilişki ise özellikle işlem taraflarının Türk aile şirketleri olduğu birleşme ve devralmalar bakımından gündeme gelir. Aynı aileye mensup farklı kişiler tarafından kontrol edilen çok sayıda şirketin mevcut olduğu durumlarda, ekonomik bütünlük kavramının doğru şekilde tespit edilmesi, birleşme veya devralma işleminin doğru şekilde değerlendirilebilmesi ve işlem kapsamında esas alınacak cironun doğru şekilde belirlenmesi bakımından önem arz eder. Zira, bu şirketlerin ekonomik bütünlük teşkil edip etmeyeceği zaman zaman tartışmalara yol açabilir.

Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) yakın tarihte yayımlanan Re-Pie/Hızlıpara kararında[1] ekonomik bütünlük kavramı ile aile bağları arasındaki ilişki gündeme gelir. Bu makale kapsamında, Kurul’un ekonomik bütünlük kavramı ile aile bağları arasındaki ilişkiye yönelik yaklaşımı ele alınır.

Rekabet Kurulu Kararları Işığında Ekonomik Bütünlük ve Aile Bağları İlişkisi
% 0

Aile Bağlarının Ekonomik Bütünlük Kavramı Işığında Değerlendirilmesi

Ekonomik bütünlük kavramı ile aile bağları arasındaki ilişki çeşitli Kurul kararlarına konu olmuştur. Kurul’un geçmiş uygulaması incelendiğinde, aynı soyadını taşıyan gerçek kişilerin birleşme veya devralma işlemi kapsamında bir grup olarak kabul edildiği örneklere rastlanır. Örneğin, Kurul’un Çimentaş[2] ve Parıltı/Sofra[3] kararlarında bu yaklaşım benimsenir. Kurul’un Misbis kararında[4] ise, bir ailenin beş farklı bireyi tarafından eşit paylarla kontrol edilen bir şirket ile aile bireylerinden birinin kontrol ettiği şirketlerin ekonomik bütünlük oluşturduğu tespit edilmiştir.

Buna ek olarak, aynı soyadını taşımayan kişilerin dahi aralarındaki ekonomik bağlar ve/veya aile bağları nedeniyle bir grup olarak nitelendirildiği Kurul kararları mevcuttur. Kurul’un Bilkom kararında[5], kararında kontrol kavramı yerine aile bağlarıyla güçlendirilmiş ortak çıkar birliği ön plana çıkarılarak kardeşler arasında paylaşılan şirketler aynı ekonomik bütünlük içerisinde kabul edilmiştir.

Kurul’un Altıparmak Gıda kararında[6] ise kardeşler tarafından kontrol edilen şirketler aynı ekonomik bütünlük içerisinde değerlendirilmiştir. Kararda ayrıca ailesel bağların ekonomik bütünlük analizini önemli ölçüde etkilediği belirtilmiş ve kardeşler tarafından kontrol edilen şirketlerin aynı pazarda faaliyet gösteriyor olması çıkar birliğini destekleyici bir unsur olarak ele alınmıştır.

Öte yandan, Kurul’un Gıdasa/MGS kararında[7], aile bağlarının ekonomik bütünlük için yeterli görüldüğü Kurul kararları mevcut olsa da yalnızca bu bağlara bakılarak karar verilemeyecek durumların da söz konusu olabileceği ifade edilir. Bu kararda, ekonomik bütünlük olgusunun tanımlanması için aşağıdaki adımların takip edilmesi gerektiği belirtilir:

  • Öncelikle, kişiler ve/veya gruplar arasında ekonomik ve ailesel bağların bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.
  • Ardından, ekonomik bağların temelleri, niteliği, büyüklüğü ve bunlar -varsa- bağımsız faaliyetlerle karşılaştırılmalıdır.
  • Bu tespitlere dayanarak kişilerin çıkar birliği içinde olup olmadıkları tespit edilmelidir.

Kurul’un işbu yaklaşımının yakınlı tarihli Re-Pie/Hızlıpara kararında da benimsendiği ve yukarıdaki değerlendirmelerin bu kararda yeniden vurgulandığı görülür.

Re-Pie/Hızlıpara Kararındaki Değerlendirmeler

Ekonomik bütünlük ve aile bağları kavramlarına yönelik değerlendirmeler içeren Re-Pie/Hızlıpara kararı, Re-Pie Portföy Yönetimi AŞ (“Re-Pie”) tarafından kurulan ve yönetilen girişim sermayesi yatırım fonları tarafından Hızlıpara Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para AŞ’nin (“Hızlıpara”) bir kısım hissesinin sermaye artırımı yoluyla devralınması işleminin değerlendirilmesine ilişkindir.

Kararda, bildirim konusu işlem öncesi kontrol yapısı incelenir. Hızlıpara’nın mevcut hissedarlarından Mahmut Savaş ile Müge Selin Savaş arasında bir evlilik ilişkisinin mevcut olduğu ifade edilir. Kurul, anılan hissedarlar arasında bir çıkar birliğinin bulunduğuna kanaat getirir. Ayrıca Kurul, söz konusu hissedarlar dışında Savaş Ailesi’ne mensup olan ve aralarında çıkar birliği bulunan başkaca kişilerin bulunmadığını tespit eder.

Kurul, ekonomik bütünlük kavramına yönelik değerlendirmesi kapsamında, Hızlıpara’nın mevcut hissedarları Mahmut Savaş ile Müge Selin Savaş arasında evlilik ilişkisinin mevcut olması nedeniyle söz konusu hissedarların “Savaş Ailesi” ekonomik bütünlüğü olarak değerlendirilebileceğini belirtir. Bu doğrultuda, Hızlıpara’nın bildirime konu işlem öncesinde Savaş Ailesi’nin tek kontrolünde bulunduğu sonucuna ulaşılır.

Ardından, bildirime konu işlemin kontrol değişikliğine yol açıp açmadığı incelenir. İşleme ilişkin sözleşme uyarınca, şirket yönetiminin yapılanma biçimi ile stratejik ticari kararlarını ilgilendiren karar yeter sayılarında tarafların her ikisinin de bir başka deyişle, Savaş Ailesi’nin ve Re-Pie Fonlarının, olumlu oyunun aranmasını gerektirecek çoğunluk koşulunun ortak kontrol şartını sağladığı değerlendirilir. Kurul, söz konusu işlemin ortak kontrolün hâlihazırda faal olan bir teşebbüs üzerinde tesis edilmesine yönelik olduğuna kanaat getirir ve işlemi 2010/4 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (“2010/4 sayılı Tebliğ”) kapsamında devralma işlemi olarak nitelendirir.

Kurul, değerlendirmesi kapsamında Hızlıpara, Savaş Ailesi, Re-Pie ve Re-Pie’nin kontrol sahibi olduğu teşebbüslerin faaliyetlerini de inceler ve herhangi bir yatay veya dikey örtüşmenin mevcut olmadığını değerlendirerek bildirilen işleme izin verir.

Sonuç

Birleşme ve devralma işlemleri kapsamında, aile bağları, teşebbüslerin doğru şekilde belirlenmesinde ve kontrol değerlendirmesi yapılmasında belirleyici olabilmektedir. Nitekim, Kurul’un geçmiş kararları incelendiğinde, gerçek kişiler arasındaki ilişkilerin ekonomik bütünlük teşkil edip etmediğinin tespitinde en önemli kriterlerin aile bağları ve ekonomik çıkar birliği olduğu söylenebilecektir. Kurul’un yaklaşımı doğrultusunda, gerçek kişiler arasındaki ilişkiler bakımından kontrol kavramından ziyade, rekabet motivasyonunu ortadan kaldıran çıkar birliği kavramı öne çıkar. Ekonomik bağların nitelik ve nicelik olarak hangi yoğunlukta, aile bağlarının hangi derecede olması gerektiği gibi konular, her somut olayın özellikleri dikkate alınarak açıklığa kavuşturulacaktır. Bu konularda, Kurul’un yerleşik yaklaşımının benimsenmesi, işbu makalede ortaya konulan ve Kurul’un yakın tarihli Re-Pie/Hızlıpara kararında sıralanan adımların takip edilmesi faydalı olacaktır.

Kaynakça
  • Kurul’un 08.12.2022 tarihli ve 22-54/842-347 sayılı Re-Pie/Hızlıpara kararı.
  • Kurul’un 07.08.2021 tarihli ve 01-39/391-100 sayılı Çimentaş kararı.
  • Kurul’un 04.10.2002 tarihli ve 02-61/759-307 sayılı Parıltı/Sofra kararı.
  • Kurul’un 08.11.2007 tarihli ve 07-85/1039-401 sayılı Misbis kararı.
  • Kurul’un 09.01.2001 tarihli ve 01-03/10-3 sayılı Bilkom kararı.
  • Kurul’un 31.03.2010 tarihli ve 10-27/393-146 sayılı Altıparmak Gıda kararı.
  • Kurul’un 07.02.2008 tarihli ve 08-12/130-46 sayılı Gıdasa/MGS kararı.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.