Önemli Miktarda Şirket Varlığının Toptan Satışı

28.02.2025 İlayda Salkım

Giriş

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m. 408/2(f) hükmünde, “önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı” genel kurulun devredilemez ve münhasır yetkileri arasında sayılır. Ancak, bu hükümde yer alan “önemli miktarda şirket varlığı” kavramının neyi ifade ettiği ve bu varlıkların nasıl toptan satılabileceği konusunda açık bir düzenleme yer almaz. Bu durum hem doktrinde hem de uygulamada çeşitli tartışmalara yol açmıştır. Bu makalede, anonim şirketlerde önemli miktarda şirket varlığının toptan satışına ilişkin olarak TTK, doktrin görüşleri ve Yargıtay içtihatları ele alınarak değerlendirmelerde bulunulur. 

Önemli Miktarda Şirket Varlığının Toptan Satışı
% 0

Temel Kavramlar

Önemli Miktardan Ne Anlaşılması Gerektiği 

TTK, önemli miktar ifadesine ilişkin herhangi bir tanıma veya orana yer vermemektedir. Somut olaya göre hâkimin değerlendirmesine bırakılan bu husus uygulamada zorluklara sebep olmaktadır[1] . Hâkim her somut olay bakımından satışa konu varlığın şirketin faaliyetlerinin devamlılığı için önemli miktar teşkil edip etmediğini değerlendirir[2]

Doktrinde, hâkimin takdir yetkisini düzenleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4 çerçevesinde, önemli nitelikte varlık tespitinde hâkimin halka açık şirketlere ilişkin düzenlemeleri kaynak alabileceği tartışılmaktadır[3] . Bu kapsamda, halka açık anonim şirketlerde önemli işlemleri düzenleyen 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 23 ve özellikle Önemli Nitelikteki İşlemler ve Ayrılma Hakkı Tebliği (II-23.3) kriterlerinin esas alınabileceği görüşü savunulur. Kanun koyucu, bu düzenlemelerde birleşme, bölünme, tür değişikliği gibi işlemleri hacim ve değer kriterinden bağımsız olarak önemli işlem olarak nitelendirmiş; malvarlığının devri veya devri sonucunu doğuran sınırlı ayni hak tesisi gibi konuların önemli işlem sayılabilmesi için belirli hacim ve değer ölçütleri benimsemiştir. 

Bazı yazarlar ise hukuk güvenliği ilkesi gereğince kanun koyucunun belirli bir oran öngörmesini önerir. Buna göre, satışa konu varlıkların değerinin şirketin toplam varlıklarının değerine göre belli bir yüzdeyi aşması durumunda önemli miktar şartının gerçekleşeceği düzenlenebilir[4] .

Yargıtay, şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip varlıkları önemli miktarda varlık olarak nitelemektedir. Örneğin şirketin varlığını sürdürmesi için hayati öneme sahip aktiflerinin devri önemli miktar oluşturur[5]

Bununla birlikte, düzenlemenin amacı pay sahiplerini ve sermayeyi korumak olduğu için Yargıtay’ın önemli miktarı belirlerken işlemin Şirket lehine olup olmadığını değerlendirdiği görülür. Örneğin, Yargıtay yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin bir uyuşmazlıkta,10 daire satışının borca batık şirketin bu durumdan çıkabilmesi için yapıldığını, bu durumun şirketin çıkarlarına hizmet ettiğini ve kararın objektif iyi niyet kurallarına uygun olduğunu belirtmektedir. Bu sebeplerle Yargıtay, Yönetim Kurulu kararının iptalini reddetmiştir[6]

Yargıtay başka bir kararında sosyal ve kültürel alanda kalan ve encümen kararı gereği belediyeye bedelsiz devri gereken bir taşınmazın şirket için önemli nitelikte varlık teşkil etmeyeceğini belirtmiştir[7] . Yargıtay’ın 12.10.2023 tarihli kararına[8] konu bir olayda ise, ilk derece mahkemesi çıkma payının önemli bir malvarlığı olup olmadığını tespiti için bilirkişi görüşüne başvurmuştur.

Şirket Varlığından Ne Anlaşılması Gerektiği 

TTK’da hem faal şirketler hem de tasfiye halindeki şirketler için önemli miktarda satışın genel kurul kararı ile alınması öngörülür. Anonim şirketlerin tasfiyesi bahsinde bulunan TTK m. 538 uyarınca önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurul kararı gereklidir. Ağırlıklı görüşe göre varlık ve aktif terimleri aynı anlama gelir[9]. Ne TTK m. 538 hükmü bakımından ne de TTK m.408/2-f hükmü çerçevesinde şirket varlığından ne anlaşılması gerektiği açıkça öngörülmemektedir. Doktrinde[10] , şirket varlığını “şirketin ticari işletmesinin maddi ve manevi bütün unsurları ile parasal değeri” olarak tanımlayan görüşler bulunmaktadır. 

Toptan Satıştan Ne Anlaşılması Gerektiği 

Doktrinde, şirket yönünden satış ile aynı önemde ve aynı mali sonuçlara sahip işlemlerin de bu hüküm çerçevesinde yorumlanması gerektiğini ve bu kapsamda ipotek, kefalet ve temlik gibi işlemlerin de genel kurulun kararına tabi olacağını savunan bir görüş mevcuttur[11] . Yüksek mahkeme kararlarında da üst hakkının devri gibi işlemlerin önemli miktarda şirket varlığının toptan devri niteliği taşıdığının kabul edildiği görülmektedir[12] . Yargıtay 11. Hukuk Dairesi[13] , bir kararında şirkete ait fabrika binasının ve taşınmazın finansal kiralama sözleşmesi kapsamında, kiralama süresi sonunda geri alınmak şartıyla satılmasını, toptan satış olarak değerlendirmemiştir. 

Toptan kavramından ne anlaşılması gerektiği de doktrinde tartışmalıdır. Bir görüş işlemin tek bir sözleşme ile yapılmasının kast edildiğini savunurken diğer görüş[14]  kısa bir zaman diliminde art arda yapılan devirler için de toptan satış değerlendirmesinin yapılabileceğini savunmaktadır. Kimi yazar ise toptan kavramını dar yorumlamamak gerektiğini savunur ve tek unsurun satılması halinde de toptan varlık satışının söz konusu olabileceğini ifade eder[15] . Ancak Yargıtay bir kararında gayrimenkulün toptan satışı yerine parsel parsel bölünerek satılması halinde toptan varlık satışından bahsedilemeyeceğini içtihat etmiştir[16]

Düzenlemeye Aykırılık Hali 

Yargıtay’ın yerleşik içtihadı uyarınca şirketin önemli bir varlığının genel kurul kararı olmaksızın yönetim kurulu kararı ile satılması yönetim kurulu kararının ve satış sözleşmesinin batıl olması sonucunu doğurur[17].

Doktrinde ise sözleşmenin geçerliliğine ilişkin farklı görüşler mevcuttur. Kimi yazara göre, genel kurul işleme sonradan icazet verirse sözleşme geçerli olur, aksi halde baştan itibaren batıldır[18] . Bir diğer görüş, genel kurul kararına aykırı satışlarda TTK m. 371/4 ‘ün kıyasen uygulanarak iyiniyetli üçüncü kişilerin korunması gerektiğini savunur[19] . Ayrıca, genel kurul kararı olmadan yapılan satışın şirketi bağlamayacağı, askıda hükümsüz nitelikte olduğu ve ancak onay verilirse geçerli hale geleceği görüşü de ileri sürülmektedir[20] .

Genel Kurul 

Genel Kurul Kararının Tabi Olacağı Karar Nisabı

TTK m. 408/2(f) hükmü, anonim şirketlerde önemli miktarda varlığın toptan satışının genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğunu düzenlemekle birlikte, bu kararın alınması için özel bir karar nisabı öngörmemektedir. Bu belirsizlik hem doktrinde hem de uygulamada tartışmalara neden olmuş[21] , özellikle TTK’nın “Aktifleri satma yetkisi” başlıklı m.538/2’de tasfiye sürecindeki şirketler için getirilen ağırlaştırılmış nisapların kıyasen uygulanıp uygulanamayacağı konusunda farklı görüşler ortaya atılmıştır[22] . Yargıtay ise eski Ticaret Kanunu döneminde, istikrarlı bir şekilde tasfiye halinde olmayan şirketler için de m.538/2’in kıyasen uygulanabileceğini içtihat etmiştir[23] .

Bununla birlikte, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) m. 22/12 hükmü “Genel kurul toplantısında, önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satışı kararı, şirket sermayesinin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan pay sahiplerinin olumlu oylarıyla alınır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisaplar aranır.” düzenlemesini içerir. Yönetmelik hükmü ile %75 nisap öngörülmüşse de bu nisaba kanunda açıkça yer verilmediği için normlar hiyerarşisine aykırı düzenleme doktrinde eleştirilir[24] .

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 08.12.2021 tarihli kararı[25] ile önceki yaklaşımının aksine, önemli miktarda varlığın toptan satışına ilişkin genel kurul kararının, TTK m.418 çerçevesinde olağan çoğunlukla alınması gerektiğini açıkça ifade etmiştir. Yargıtay, bu kararında tasfiye halindeki şirketlere özgü olan ağırlaştırılmış nisapların faal şirketler için uygulanamayacağını ve kanunda açıkça düzenlenmeyen bir nisabın yönetmelik ile getirilemeyeceğini vurgulamıştır. Bu karar ile birlikte, tasfiye sürecinde olmayan anonim şirketlerde önemli miktarda varlığın toptan satışına ilişkin genel kurul kararlarının, olağan toplantı ve karar nisaplarıyla alınacağına yönelik doktrindeki görüş benimsenmiştir.

Öte yandan, Yargıtay’ın aynı dairesinin 4.11.2024 tarihli kararında[26] karar nisabına TTK m. 538/2’nin kıyasen uygulanması gerektiğini tekrar ifade ettiği görülür. Doktrinde TTK m. 538/2’nin kıyasen uygulanmasını savunan görüşün azımsanmayacak sayıda destekçisi olduğundan Ticaret Bakanlığı’nın, Yönetmelik ile getirilen ağırlaştırılmış nisap düzenlemesini TTK düzeyinde ele alarak, belirsizlikleri ortadan kaldıran açık bir yasal düzenleme yapması isabetli olacaktır.

Limited Şirketler Açısından Hükmün Yorumu

Limited şirketlerin düzenlendiği TTK m. 573 ve devamı maddelerinde önemli miktarda varlık satışı hakkındaki anonim şirketlere ilişkin maddelere muadil bir madde olmadığı gibi anonim şirkete atıf yapan m. 644’de m. 408’ e herhangi bir atıf bulunmamaktadır. Öte yandan, TTK m. 643 uyarınca tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilir. Nitekim, 16.6.2022 tarihli bir Yargıtay kararında, şirketin devrettiği malvarlığı şirketin tasfiyesine sebep olacak miktarda ise m. 538 uyarınca malvarlığı satışına ilişkin genel kurul kararı alınmasının gerektiğini içtihat etmiştir[27] . Kararın karşı oyunda ise, anonim şirketlere ilişkin hükümlerin kıyasen limited şirketlere uygulanamayacağının bu sebeple genel kurul kararına ihtiyaç duyulmayacağının altı çizilmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun güncel bir kararında da tasfiye halinde olmayan şirketler için de kıyasen m.538’e başvurulabileceği açıkça ifade edilir[28]. Doktrinde, bu durumun bilinçli bir susmadan kaynaklı olduğunu düşünen yazarların yanında anonim şirket hükümlerinin kıyasen uygulanabileceğini savunanlar da bulunur. 

Sonuç

TTK m. 408/2(f) kapsamında, anonim şirketlerde önemli miktarda toptan varlık satışı genel kurulun devredilemez yetkilerindendir. Ancak önemli miktarın tayini ve şirket varlığı ile toptan satıştan ne anlaşılması gerektiği belli ölçüde doktrin görüşleri ve Yargıtay içtihatları ile şekillenmektedir. Özellikle genel kurul karar nisabının ne olması gerektiği konusunda görüş farklılıkları ve değişen içtihatlar dikkat çekicidir. Anonim şirketler için getirilen varlık satışına ilişkin hükümlerin limited şirketler açısından uygulanıp uygulanamayacağı da halen tartışmalıdır. Bu belirsizliklerin giderilmesi adına ve hukuki güvenliğin tesisi için bazı hukuki düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.

Kaynakça
  • Kendigelen, Abuzer: Yeni Türk Ticaret Kanunu, Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, İstanbul 2011, s. 308.
  • Ayoğlu, Tolga: Önemli Miktarda Şirket Varlığının Toptan Satışında Genel Kurul Kararının Hukuki Niteliği,
  • Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 5, Sayı: 1, 2017, s.95.
  • Çamoğlu, Ersin (Poroy, Reha/Tekinalp, Ünal): Ortaklıklar Hukuku I, Güncellenmiş, Yeniden Yazılmış 15. Bası, İstanbul 2021, s. 532.
  • Biçer, Levent/Hamamcıoğlu, Esra: “Anonim Ortaklıklarda Genel Kurulun Devredilemez Yetkileri Kapsamında Önemli Miktarda Şirket Varlığının Toptan Satışı ve Uygulama Alanı (TTK m. 408/2-f)”, Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 1, S. 1, 2013, s. 41.
  • Yargıtay 11. HD., E. 2013/17904 K. 2014/2783 T. 18.02.2014
  • Yargıtay 11. HD., E. 2019/1299 K. 2020/384 T. 15.01.2020.
  • Yargıtay 11. HD., E. 2016/14687 K. 2019/5193 T. 14.10.2019.
  • Yargıtay 11. HD., E. 2020/8038 K. 2022/4957 T. 16.06.2022.
  • Biçer/Hamamcıoğlu, s.40.
  • Çamoğlu (Poroy/Tekinalp), s. 531.
  • Çamoğlu (Poroy/Tekinalp), s. 532; Biçer/Hamamcıoğlu, s. 48.
  • Yargıtay 1. HD., E. 2022/7148 K. 2024/1308 T. 21.02.2024.
  • Yargıtay 11. HD., E. 2017/3887, K. 2019/949, T. 07.02.2019.
  • Çamoğlu (Poroy/Tekinalp), s. 532.
  • Altaş, Soner: “Anonim Şirketlerde Önemli Miktarda Şirket Aktifinin Toptan Satışı Sorunu”, Mali Çözüm Dergisi, 2014, s. 98.
  • Yargıtay 11 HD, E. 6072 K. 270, 30.01.1985.
  • Ayoğlu, s. 99; Yargıtay 11. HD, E. 2016/3810 K. 2017/3294, 01.06.2017; 11. HD., E. 2023/2994 K. 2024/5755 T. 10.07.2024.
  • Biçer / Hamamcıoğlu, s. 47.
  • Ayoğlu, s. 99.
  • Kırca (Şehirali Çelik / Manavgat), Anonim Şirketler Hukuku I, Ankara, 2013, s. 644-645; Biçer/ Hamamcıoğlu, s. 47; Ayoğlu, s. 100.
  • Kendigelen, s. 309; Biçer/Hamamcıoğlu, s. 43. 
  • m.538/2’deki nisabın kıyasen uygulanabileceği görüşü için bkz: Çamoğlu (Poroy/Tekinalp), s. 532. Aksi görüş için bkz: Kendigelen, s. 309.
  • Bkz. Yargıtay 11. HD. E. 12130, K. 13978, T. 01.07.2013; Yargıtay 11. HD. E. 4501 K. 1130, T. 14.02.2005; Yargıtay 11. HD. E. 8998 K. 19, T. 17.01.2000; Çamoğlu (Poroy/Tekinalp), s. 532.
  • Biçer/Hamamcıoğlu, s.44.
  • Yargıtay 11. HD., E. 2020/306 K. 2021/6945 T. 8.12.2021.
  • Yargıtay 11. HD., E. 2023/5897 K. 2024/7689 T. 4.11.2024.
  • Yargıtay 11. HD., E. 2020/8038 K. 2022/4957 T. 16.6.2022.
  • Yargıtay HGK., E. 2022/1004 K. 2023/860 T. 27.9.2023.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.