Acentelik ve Tek Satıcılık Sözleşmelerinin Sona Ermesinden Doğan Tazminat Hakları

29.02.2024 Tuna Çolgar

Giriş

Temsilcilik sözleşmelerinin en sık rastlanan görünümleri üç ana başlık altında toplanabilir. Bunlar Acentelik Sözleşmesi, Distribütörlük Sözleşmesi ve Franchise Sözleşmesi olarak sıralanabilir. 

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) en geniş düzenlemeyi acentelik müessesesi hakkında getirmiş olup, tek satıcılık için de acentelik için getirilen hükümlerin kıyasen uygulanacağı düzenlemektedir. Bu düzenleme sona erme halinde talep edilebilecek tazminatlar açısından da geçerlidir.

Acentelik ve Tek Satıcılık Sözleşmelerinin Sona Ermesinden Doğan Tazminat Hakları
% 0

Sona Ermeye Bağlı Tazminat Hakları

TTK madde 122’de acentenin denkleştirme istemi düzenlenmektedir. Hükmün 5. fıkrasında aynı istemin hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de mevcut olduğu belirtilir.

Denkleştirme isteminin amacı acentenin veya tek satıcının sözleşme ilişkisinin sona ermesi nedeniyle müvekkiline kazandırdığı müşteri çevresini kaybetmesi ile doğan zararının, müvekkilin oluşturulan bu müşteri portföyünden yararlanmaya devam etmesiyle elde edeceği de kazanç ile denkleştirilmesidir.[1] 

Denkleştirme isteminde bulunulması için çeşitli koşulların bir arada bulunması gerekir. Bunlar; (i) sözleşme acente veya tek satıcının kusuru dışında bir nedenle sona ermelidir; (ii) acente veya tek satıcı yeni bir müşteri çevresi yaratmalı veya var olan müşteri çevresini genişletmelidir; (iii) müvekkil sözleşmenin sona ermesinden sonra aynı müşteri çevresinden yararlanmalıdır ve (iv) somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun olmalıdır.[2] 

TTK madde 122’nin 2’nci fıkrasında ise denkleştirme isteminin tutarı düzenlenmektedir; 

(2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır.

Yine aynı maddenin 4’üncü fıkrası ise denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemeyeceğini açıkça hüküm altına almıştır. Ayrıca denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.

TTK madde 122 hükmü tek satıcılara kıyasen değil, doğrudan uygulanır. Ayrıca Türk hukukunda denkleştirme isteminin doğrudan uygulanan kural olduğunu ortaya koyan hâkim doktrin görüşleri ve pek çok yargı kararları mevcuttur.

Ayrıca belirtmek gerekir ki, denkleştirme istemi bir tazminat değildir, hakkaniyet gereği ödenen kayıp – kazanç denkleştirmesidir. Önemli olan, acentenin veya tek satıcının sözleşmenin sona ermesinde kusurlu olmaması veya sözleşmeyi haksız bir nedene dayanarak feshetmemiş olmasıdır.

Tazminat ise, sözleşmenin süresinden önce ve haklı neden olmadan feshedilmesi hâlinde hukuka aykırı fesihten zarar gören veya karşı tarafın kusuru nedeniyle sözleşmeyi haklı sebeple feshetmek zorunda kalan tarafın zararının tazminine ilişkin bir taleptir. Türk hukuku uyarınca acente veya tek satıcının birkaç farklı düzenlemeye dayanarak tazminat talep etmesi mümkündür.

İlk olarak, acente veya tek satıcı Türk Borçlar Kanunu’nun 112. maddesine dayanarak ve genel sorumluluk şartları uyarınca zararının tazminini talep edebilir. Maddeye göre; “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” Fakat bu hüküm doğrudan uygulanan kural niteliğinde görülemeyecek kadar genel bir düzenlemedir.

Acente veya tek satıcıya tanınan tazminat haklarından bir diğeri de başlanmış işlerin tamamlanmaması nedeniyle uğranılan zararın tazminidir. Türk Ticaret Kanunu ile acenteye tanınan bu tazminat hakları TTK madde 121’in 4’üncü ve 5’inci fıkralarında düzenlenmektedir:

“(4) Haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır.

(5) Müvekkilin veya acentenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi veya iflası sebebiyle acentelik sözleşmesi sona ererse, işlerin tamamlanması hâlinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına oranlanarak belirlenecek uygun bir tazminat acenteye ya da bu maddede yazılı hâllere göre onun yerine geçenlere verilir.”

Bu hükümlerdeki şartların varlığı hâlinde acente, müvekkilinden başladığı ancak sona erdiremediği işler nedeniyle tazminat isteyebilir. Bu hükmün tek satıcılık sözleşmesine kıyasen uygulanması da mümkündür. Her ne kadar bu hükmün tek satıcılık sözleşmesine kıyasen uygulanması yargı kararlarında kabul edilse de TTK 121’inci maddede yer alan bu tazminat hükümlerinin doğrudan uygulanan kural olarak kabul edildiğine ilişkin herhangi bir doktrin görüşü ya da yargı kararına rastlanılmamıştır.  

Sonuç

Acentelik veya tek satıcılık sözleşmesinin sona ermesine bağlı olarak tazminat ve denkleştirme istemi gibi talepler ortaya çıkabilmektedir. Ancak bu taleplerin hukuken uygulanabilirliği belirli koşullara bağlıdır. Sözleşmenin haksız fesih ile sona erdirilmesi nedeniyle tazminat talep edilmesi veya sözleşmenin haklı nedenle sona erdirilmesi halinde tazminat talep edilmesi, karşı tarafın kusurunun tespiti gibi farklı koşullara bağlıdır. Acentelik ve tek satıcılık sözleşmeleri, sadece haklı veya haksız fesih halinde ortaya çıkan talepler değil, süresinin sona ermesi veya usulüne uygun olarak sözleşmenin sona erdirilmesi halinde de koşulları mevcut ise talep edilebilecek denkleştirme istemi düzenlemesi ile farklı talep unsurları bir araya getiren sözleşme tipleridir. Önemle belirtmek gerekir ki, bu çalışma ile Türk hukuku uyarınca genel olarak açıklanan bu taleplerin varlığı ve talep edilebilme şartları sözleşmeye uygulanacak hukuk göz önünde bulundurularak, her bir hukuk sistemi açısından özel olarak değerlendirilmelidir. 

Kaynakça
  • Erdem, Ercüment: Milletlerarası Ticaret Hukuku, Güncellenmiş ve Genişletilmiş 2. Baskı, İstanbul: On İki Levha, 2020, s. 398.
  • Erdem, s. 398.


Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.