Kayıtlı Sermaye Sisteminde Sermaye Azaltımı
Türk Hukukunda Sermaye Azaltımı – Genel Çerçeve
Kavram ve Hukuki Nitelik
Esas sermayenin azaltılması, bilançodaki esas sermaye kaleminin nominal olarak indirilmesi sonucunu doğuran işlemdir. Esas sermaye azaltılmasının niteliği bir esas sözleşme değişikliğidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m.473–475 hükümleri sermaye azaltımının genel esaslarını düzenler.
Sermaye Azaltımının Türleri
Türk hukukunda sermaye azaltımı iki ana türde gerçekleştirilmektedir.
İhtiyaç fazlası sermayenin serbest kılınması amacıyla yapılan kurucu azaltımda, sermaye pay sahiplerine iade edilebileceği gibi yedeklere aktarılabilir. Sermayenin iadesi yasağının istisnası olarak çalışır ancak tek amaç iade değildir. Bu tür azaltımda şirket, gerçek anlamda bir varlık kaybına uğramakta ve bu nedenle alacaklıların korunması özel önem taşımaktadır.
Zararlar sonucu fiilen azalmış sermayenin muhasebe kayıtlarında fiilî duruma uyarlanması amacıyla yapılan basitleştirilmiş azaltımda ise ortaklara iade doğmaz ve ortaklara ödeme yapılmaz. TTK m.474/2 uyarınca, basitleştirilmiş azaltım halinde yönetim kurulu alacaklı çağrısından vazgeçebilir. Zira bu durumda şirket aktifinde zaten bir azalma meydana gelmiş olup, azaltım sadece bu durumu muhasebe kayıtlarına yansıtmaktadır.
Sermaye Azaltımının Yöntemleri
Sermaye azaltımı payların nominal değerinin düşürülmesi veya pay sayısının azaltılması şeklinde gerçekleştirilebilir. Payların nominal değerinin düşürülmesi, pay sayısının değişmediği, sadece her bir payın nominal değerinin azaldığı bir yöntemdir. Pay sayısının azaltılması ise farklı yöntemler kullanılarak gerçekleştirilebilir. Payların birleştirilmesi yoluyla değişim oranı belirlenir ve farklı gruplar arasında eşitlik korunur. Alternatif olarak, payların itfası yoluyla ortaklığın payları iktisap edip yok etmesi mümkündür.
Sermaye azaltımının hangi yöntemle gerçekleştirileceği, şirketin mevcut durumu ve azaltımın amacına göre belirlenir.
Sermaye Azaltımı Usulü
Sermaye azaltımı, karmaşık bir prosedür gerektirmektedir. İlk aşamada, esas sözleşme değişiklik taslağı hazırlanır ve yönetim kurulu tarafından azaltımın nedeni, amacı ve yöntemini açıklayan bir rapor düzenlenir. Aynı zamanda, sermayenin azaltılmasına rağmen şirket alacaklılarının haklarını tamamen karşılayacak miktarda aktifin şirkette bulunduğuna ilişkin yeminli mali müşavir raporu temin edilir. Esas sözleşme değişikliği izne tabi şirketlerde Ticaret Bakanlığı izni alındıktan sonra, Bakanlık temsilcisinin katılımıyla esas sözleşme değişikliğinin görüşüldüğü genel kurul toplantısı gerçekleştirilir. Genel kurul kararının ardından alacaklılara yönelik üç ilan yapılır ve üçüncü ilandan itibaren iki aylık bekleme süresi başlar. Bu süreçte alacaklı olduğunu şirkete bildiren kişilere ödeme yapılır veya teminat gösterilir. Vadesi gelmiş borçların ödenmesi veya teminat altına alınmasının tamamlanmasından sonra, yönetim kurulu sermaye azaltımının tescil ve ilanı için gerekli işlemleri yerine getirir.
Kayıtlı Sermaye Sisteminde Sermaye Azaltımı
Kayıtlı sermaye sistemi (“KSS”), kanunda “kayıtlı sermaye sistemi” olarak düzenlenmiş, yönetim kuruluna tavan dahilinde sermaye artırımı ve bazı bağlı yetkiler tanıyan bütünsel bir sistemdir. Kayıtlı sermaye sistemi, şirketlere sermaye artırımında esneklik sağlamak amacıyla getirilmiştir. Bu sistemde, esas sözleşmede belirlenen tavan tutara kadar yönetim kurulu kararıyla sermaye artırımı yapılabilmektedir. Ancak Türk hukukunda bu esneklik, sermaye azaltımı konusunda geçerli değildir. Türk hukukunda KSS'de yönetim kuruluna sermaye azaltımı yetkisi tanınmış değildir; azaltım genel kurulca yapılır.
İsviçre Hukukunda Sermaye Bandı Sistemi ve Sermaye Azaltımı
İsviçre hukukunda kayıtlı sermaye sistemi (genehmigtes Kapital), yönetim kuruluna belirli bir süre ve miktar dahilinde sermaye artırımı yetkisi tanıyan bir sistemdir. İsviçre Borçlar Kanunu (OR) m. 653s uyarınca, esas sözleşme ile yönetim kuruluna en fazla beş yıl süreyle sermayeyi, esas sözleşmede belirlenen sermaye bandı içinde artırma veya azaltma yetkisi verilebilir. Esas sözleşmede, yönetim kurulunun sermayeyi hangi üst ve alt sınırlar arasında değiştirebileceği açıkça gösterilmelidir; bu bağlamda üst sınır, ticaret siciline kayıtlı sermayenin yarısını aşamaz ve alt sınır da kayıtlı sermayenin yarısının altına inemez. Ayrıca, esas sözleşme yönetim kurulunun yetkilerini daraltarak sadece artırıma veya sadece azaltıma izin verebilir. Bununla birlikte, esas sözleşme, yönetim kuruluna sermayeyi azaltma yetkisini ancak şirket yıllık hesapların sınırlı denetiminden muaf değilse verebilir. Bu şart, şirketin mali durumunun güvenilir bir şekilde tespit edilmesini ve alacaklıların korunmasını amaçlamaktadır.
Sermaye bandı aralığında sermaye azaltımı yapılması halinde, olağan bir sermaye azaltımında geçerli olan alacakların güvenceye alınmasına, ara bilançoya ve denetçi doğrulamasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.
Sermaye bandı sistemi, özellikle dinamik iş modellerine sahip şirketler için önemli avantajlar sunmaktadır. Bu sistem sayesinde teknoloji şirketleri, holding şirketleri gibi değişken finansman ihtiyaçları olan şirketler, piyasa koşullarına göre sermaye yapılarını görece daha hızlı şekilde ayarlama imkanına sahip olmaktadır.
Sonuç
İsviçre hukukundaki sermaye bandı sistemi, Türk şirket hukuku için önemli dersler içermektedir. Bu sistemin getirdiği esneklik ve prosedürel basitleştirmeler, şirketlerin değişen piyasa koşullarına hızlı adapte olmalarını sağlamakta ve uluslararası rekabet güçlerini artırmaktadır.
Türk hukukunda mevcut kayıtlı sermaye sistemi, yönetim kuruluna sadece sermaye artırımı yetkisi tanımakta, sermaye azaltımı konusunda esneklik sağlamamaktadır. Bu durum, şirketlerin sermaye yapılarını piyasa koşullarına göre optimize etmelerini zorlaştırmaktadır. İsviçre'deki reform deneyimi, bu alandaki eksikliklerin nasıl giderilebileceği konusunda değerli öngörüler sunmaktadır.
Elbette İsviçre benzeri bir değişiklik için dikkate alınması gereken hususlar vardır. Öncelikli olarak güçlü alacaklı koruma mekanizmalarının oluşturulması zorunludur. İkinci olarak, sermaye bandının genişliği konusunda hem miktar hem süre açısından makul sınırlar belirlenmesi önem arz eder.
Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.