Kişisel Verilerin Korunması
Kişisel verilerin korunması, dijitalleşme ve veri temelli iş modellerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, şirketler açısından yalnızca bir hukuki yükümlülük değil, aynı zamanda kurumsal risk yönetiminin temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Türkiye’de 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve ilgili mevzuatın yanı sıra, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) gibi düzenlemeler, şirketlerin kişisel veri işleme faaliyetleri ve uyum ihtiyaçları üzerinde doğrudan etkili olmaktadır.
Yurt içi ve yurt dışındaki gelişmeleri yakından takip eden Erdem & Erdem, kişisel verilerin korunması alanında müvekkillerine, faaliyet alanları, organizasyon yapıları ve sektör dinamikleri dikkate alınarak ihtiyaca yönelik ve yenilikçi uyum çözümleri sunmakta ve hukuki destek sağlamaktadır. Bu kapsamda geliştirilen Kişisel Verilerin Korunması Uyum Programı, müvekkillerin faaliyet alanları ve ihtiyaçları doğrultusunda özelleştirilen bütüncül bir yaklaşım sunarak, veri işleme süreçlerinin analiz edilmesi, risklerin tespiti ve bu risklere yönelik uygulanabilir çözümlerin geliştirilmesini hedefler. Program kapsamında, gerekli politika ve prosedürlerin hazırlanması veya yenilenmesi, uyum süreçlerinin şirket bünyesine entegre edilmesi ve değişen mevzuat ile iş süreçlerine paralel olarak uyumun sürekliliğinin sağlanması amaçlanır; bu doğrultuda eğitim, dokümantasyon ve sürekli danışmanlık hizmetleriyle veri envanteri hazırlanması, VERBİS süreçleri, veri aktarım mekanizmaları, veri güvenliği ve ihlal yönetimi gibi kritik alanlarda kapsamlı destek sunulur.
Bunların yanı sıra, şirketlerin hayata geçirmeyi planladığı proje ve ürünlerin tasarım aşamasından itibaren temel veri koruma ilkelerine uyumlu biçimde kurgulanabilmesi amacıyla veri koruma etki analizi, transfer etki değerlendirmesi ve 'privacy by design / privacy by default' ilkeleri ekseninde olay ve proje bazlı danışmanlık hizmeti de sağlanır.
Kişisel verilerin korunması alanında uzmanlaşmış ekibimiz, kişisel verilerin korunmasını tek seferlik bir uyum çalışması olarak değil, sürekli güncellenmesi ve geliştirilmesi gereken dinamik bir süreç olarak ele alır ve müvekkillerine bu doğrultuda stratejik ve sürdürülebilir danışmanlık sunar.