Vakıf Kuruluşu

Mart 2015 Ecem Süsoy Uygun
% 0

Giriş

Vakıflar, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda (“Medeni Kanun”) gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal toplulukları olarak tanımlanır. Vakıflar özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir.

Medeni Kanun, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu, Vakıflar Yönetmeliği, 26.04.2013 tarihli ve 28629 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Vakıfların Tescil ve İlanı Hakkında Tüzük ve diğer ilgili mevzuat vakıfların kuruluşlarına ilişkin düzenlemeler içerir. İşbu makale, yukarıda bahsi geçen mevzuat kapsamında, vakfın kuruluş aşamalarını, vakfın yönetimini, denetimini, amaç ve faaliyetlerini ve sona ermesini kısaca ele alır.

Vakıf Kuruluşu

Mülga 743 sayılı Kanun ile Medeni Kanun hükümlerine göre kurulan vakıflar yeni vakıf olarak nitelendirilir. Yeni kurulacak vakıflar için yeni vakıf kurma iradesi ya noterde düzenleme şeklinde yapılan bir resmi senetle ya da ölüme bağlı tasarruf yoluyla açıklanabilir.

Gerçek veya tüzel kişiler vakıf kurma iradelerini noterde düzenleme şeklinde hazırlanan resmi senet ile açıklar. Senedin düzenlenmesinden sonra vakfeden veya vakfedenin temsilcisi senedi yetkili asliye hukuk mahkemesine sunar. Ölüme bağlı tasarruf yoluyla vakıf ise, vakfedenin ölümünden sonra tescil edilmek üzere kurulabilir.

Vakfın tescilinin talep edildiği mahkeme; tescil işlemine ilişkin olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün görüşünü alır, bununla birlikte gerekirse vakfedeni dinleyebilir, bilirkişi incelemesi yaptırmak isteyebilir ve sonunda vakfın tescil edilip edilmeyeceğine karar verir.

Eğer mahkeme vakfın tescil isteminin reddine ilişkin karar verirse, ilgili karara karşı temyiz yoluna gitme mümkündür. Mahkeme, vakfın tescil edilmesine karar verirse, vakıf tüzel kişilik kazanır, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilir ve ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğünde tutulan merkezi sicile kaydedilir.

Merkezi sicile kaydedilen vakıf, Resmî Gazete’de ilan edilir. Resmi Gazete ilanında; vakıf kurucularının adı, vakfın adı, yerleşim yeri, amacı, yönetim organında yer alan kişiler, vakfedilen mal ve hakların nelerden ibaret olduğu, tescil kararını veren mahkemeye ilişkin bilgiler belirtilir.

Vakıf senedi

Vakıfların, malvarlığını ve vakıf şartlarını içeren belgedir. Vakıf senedinde vakfın adı, merkezi, amacı, faaliyetleri, amacın gerçekleştirilmesi için yapılacak iş ve işlemleri, vakfın kuruluş malvarlığı, organları, yönetim şekli, sona erme halleri gösterilir.

Eğer vakıf senedinde vakfın amacı ve vakfın amacına özgülenen mal ve haklar vakfın amaçlarını gerçekleştirmeye yetecek ölçüde belirlenmiş ise, vakıf senedinde diğer eksiklikler bulunsa dahi vakfın tescil edilmesi için yapılan başvurunun reddini gerektirmez. Söz konusu eksiklikler, tescil kararı verilmeden mahkeme tarafından tamamlatılabilir.

Vakfa özgülenen mal ve haklar

Vakıflar mal edinebilir, malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilirler. Ancak, vakıfların malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümleri uygulanmaz.

Yeni kurulacak vakıfların kuruluşunda amaçlarına göre özgülenecek asgari mal varlığı her yıl Vakıflar Meclisi tarafından belirlenir. Vakıf tescil edilmesiyle tüzel kişilik kazandığı zaman, vakfa özgülenen malların mülkiyeti ile haklar vakfa geçer. Böylece, tescile karar veren mahkeme, vakfedilen taşınmazın vakıf tüzel kişiliği adına tescil edilmesini tapu idaresine bildirir. Tapu idaresi bu bildirim üzerine, vakıf adına tescili yapar.

Yeni vakıfların yönetimi

Yeni kurulan vakıfların yönetim organı vakıf senedine göre oluşturulur ve bu vakıfların yönetim organlarında görev alanların çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir. Ancak, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, kaçakçılık gibi suçların birinden mahkum olanlar yönetici olamazlar.

Vakıf yöneticileri, vakfın amacına ve yürürlükteki mevzuata uymak zorundadır. Vakfın mallarını ve gelirlerini amaçlarına uygun olarak kullanmayan, ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan, denetim makamınca tespit edilen noksanlık ve yanlışlıkları düzeltmeyen, medeni hakları kullanma ehliyetini kaybeden veya görevini sürekli olarak yapmasına engel teşkil edecek hastalığa veya maluliyete yakalanan, vakıf yöneticileri, Vakıflar Meclisinin vereceği karara dayalı olarak denetim makamının başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesince görevlerinden alınabilir.

Bununla birlikte, haklı sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirebilir.

Vakfın organlarında ölüm, istifa ya da herhangi bir nedenle eksilme olduğu takdirde vakıf senedindeki hükümlere göre eksiklik tamamlanır. Vakıf senedinde hüküm bulunmaması halinde; öncelikle senet değişikliği yapılmak suretiyle eksiklik giderilir. Bu nedenle, vakıf senedinde, vakıf organlarında eksiklik olması halinde eksikliğin nasıl tamamlanacağı açık bir şekilde yazarsa senet değişikliği yoluna gidilerek eksikliğin giderilmesi önlenmiş olur.

Vakıfların faaliyetleri

Vakıflar, çok genel olarak örneklendirilecek olursa; sağlık, eğitim, bilim, kültür ve sanat gibi alanlarda hizmetler vermek ve çalışmalarda bulunmak amacını taşır. Söz konusu amaçlarını gerçekleştirmeye yardımcı olmak ve vakfa gelir sağlamak amacıyla, taşınır ve taşınmaz malları ve paraları yönetim ve tasarrufa, menkul değerleri almaya ve vakfın amacı doğrultusunda bunları değerlendirip satmaya, vakfın amaçlarına benzer çalışmalarda bulunan yurtiçi ve yurt dışındaki vakıflar, gerçek ve tüzel kişiler ile işbirliği yapmaya, kamu kurum ve kuruluşları dışındakilerden yardım almaya, bu yardımı sağlamak için anlaşmalar yapmaya, iktisadî işletme ve şirket kurmaya, ve bunlar gibi benzeri işlemlerde bulunmaya Medeni Kanun çerçevesinde izinli ve yetkilidir.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bilgi vermek şartıyla, kurulmuş şirketlere ortak olabilirler. Ancak, şirketler dahil iktisadî işletmelerden elde edilen gelirler vakfın amacından başka bir amaca tahsis edilemez.

Ayrıca, vakıflar amaç ve faaliyetleri doğrultusunda uluslararası faaliyet ve işbirliğinde bulunabilirler, yurt dışında şube açabilirler, yurt içi ve yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan ayni ve nakdi bağış ve yardım alabilirler, yurt içi ve yurt dışındaki benzer amaçlı vakıf ve derneklere ayni ve nakdi bağış ve yardımda bulunabilirler.

Vakıfların denetimi

Vakfın tüm iş ve işlemleri iç denetim kapsamındadır. Vakıf; organları tarafından denetlenebileceği gibi, bağımsız denetim kuruluşlarına da denetim yaptırabilir. Denetimi yapacak bağımsız denetim kuruluşu denetlenen vakfın yetkili karar organlarınca seçilir.

Vakıf yöneticileri, en az yılda bir defa yapılacak iç denetim raporları ile sonuçlarını, rapor tarihini takip eden iki ay içerisinde Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bildirir. Vakıfların amacına ve yasalara uygunluk denetimi ile iktisadî işletmelerinin faaliyet ve mevzuata uygunluk denetimi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılır.

Vakfın Sona Ermesi

Vakfın yönetim organı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü vakfın amacının gerçekleşmesinin imkânsız hale geldiği kanısına varırsa dilekçe ile yetkili asliye hukuk mahkemesine başvurarak durumun mahkeme siciline tescilini ister.

Mahkeme, gereğine göre Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün veya vakfın yönetim organının yazılı düşüncesini alarak vakfın dağılması ve tasfiye kurulu oluşumu istemini karara bağlar ve mahkeme dağılma kararını sicile tescil eder. Vakfın sona ermesi merkezi sicile kaydedilir ve Genel Müdürlük tarafından Resmî Gazete’de ilan olunur.

Sona eren yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar, vakıf senedinde yazan, vakfın konusuna en yakın olan bir başka vakıf ya da kuruluşa göre; senetlerinde özel bir hüküm bulunmayanlarda ise Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ve devredilecek vakfın görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa devredilir.

Sonuç

Vakıfların kuruluşu, yönetimi, denetimi, amaç ve faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve sona ermesi başta Medeni Kanun olmak üzere vakıflara ilişkin mevzuat hükümlerine tabidir. Vakfın kuruluşu ve sona ermesi Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün görüşü ve yetkili mahkemenin kararı doğrultusunda gerçekleştirildiğinden özenli bir süreç gerektirir.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.