Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 3. Çeyrek
Yazarlar: Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Anıl Acar, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Ömer Karakaya, Stj. Av. Fuat Sarı
Rekabet Kurulu’nun Yayımladığı Dikkat Çeken Gerekçeli Kararlar
Kurul, Maçkolik’in 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. Maddesini İhlal Ettiğini Tespit Etti
Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından Maçkolik hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, Maçkolik’in (i) reklamcılık faaliyetleri kapsamında reklam mecrası sağlayan diğer alıcılarla akdettiği sözleşmeler aracılığıyla dikey kısıtlamalarda bulunup bulunmadığı iddiaları 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 4. maddesi ve (ii) platformundaki reklam ve yönlendirme alanlarında fiili münhasırlık gerçekleştirip gerçekleştirmediği ile ayrımcı uygulamalarının bulunup bulunmadığı iddiaları ise 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirildi.
Öncelikle Kurul, Maçkolik’in reklam satış sözleşmelerinde dikey kısıtlamalar bulunup bulunmadığını inceleyerek; ilgili sözleşmelerde alıcı konumundaki teşebbüslerin hiçbir bahis firması ve/veya tahmin sitesi veya bahis ile ilgili doğrudan veya dolaylı hiçbir reklamı yayımlamamaları koşuluna yer verildiğini tespit etti. Kurul, alıcı konumundaki teşebbüslere getirilen bu kısıtlamaları, alıcıların bu mecraları pazarlayabileceği müşterilere ilişkin bir sınırlama niteliği taşıdığını değerlendirdi. Bu doğrultuda Kurul, Maçkolik’in dikey ilişkide bulunduğu teşebbüslerin müşterilerine yönelik getirdiği kısıtlamaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğini tespit etti.
Bununla birlikte Kurul, Maçkolik tarafından fiili münhasırlık gerçekleştirip gerçekleştirmediği[1] ile ayrımcı uygulamalarda bulunulup bulunulmadığını değerlendirirken, öncelikle Maçkolik’in Oley ile reklam satış ve pazarlama sözleşmesi imzaladığını ve Oley reklamlarının Maçkolik platformlarına entegre edilerek yayımlanmaya başladığını belirtti. Bu nedenle Kurul, Maçkolik’in fiili münhasırlık davranışında bulunmadığını değerlendirdi. Öte yandan Kurul, Maçkolik platformunda Nesine reklamlarının yoğunluğu, diğer firmalara tanınan reklam alanlarının sınırlı olması ve bahis yönlendirme alanlarında Nesine’nin öncelikli gösterimi gibi hususlar nedeniyle Maçkolik’in ayrımcılık yaparak rakip firmaların faaliyetlerini kısıtlayıp kısıtlamadığının ayrımcılık uygulamaları çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. İncelemeleri sonucunda Kurul, Maçkolik tarafından Nesine ile imzalanacak sözleşmelerde yer alan koşul ve ayrıcalıkların Nesine’nin rakiplerine sunulmamış olduğunu ve Maçkolik’in Nesine’nin eşit koşullardaki rakiplerini rekabette dezavantajlı duruma düşürecek şekilde ayrımcılık uyguladığını tespit etti.
Kurul, soruşturma kapsamında yaptığı incelemede, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilen davranışların her ne kadar Maçkolik’in hâkim durumda olmadığı çevrim içi görüntülü reklamcılık ve yönlendirme pazarındaki faaliyetleri kapsamında gerçekleşmiş olsa da Maçkolik’in bu davranışları hâkim durumda bulunduğu pazarlardaki konumunu güçlendirmek amacıyla gerçekleştirdiğini tespit etti. Bu nedenle Kurul, söz konusu davranışların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı. Sonuç olarak Kurul, Maçkolik’in reklam alanlarına ilişkin hizmetlerde alıcılarına müşteri tahsisi yapmak ve çevrim içi görüntülü reklamcılık ve yönlendirme hizmeti faaliyetlerinin alıcılarına ayrımcılık uygulamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiğini tespit ederek Maçkolik hakkında iki ayrı idari para cezası uygulanmasına karar verdi.
Ayrıca Kurul, Maçkolik’e (i) kendi platformlarında spor bahislerine yönelik yönlendirme alanlarında yer alan ve çevrim içi sabit ihtimalli bahis oyunları pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere karşı ayrıma yol açmayacak şeffaf bir politika izlemesi ve (ii) söz konusu bahis oranlarına ilişkin yönlendirmelerde çevrim içi sabit ihtimalli bahis oyunları pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin gösteriminin hiçbir teşebbüse ayrıcalık tanınmayacak şekilde rotasyonlu bir şekilde sıralanmasına ilişkin bir sistem kurulması şeklinde bir yükümlülük getirilmesine karar verdi.
Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul, Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği’nin Üyeleriyle Paylaşacağı Raporlara İlişkin Muafiyet Talebini Değerlendirdi
Kurul, Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği Derneği’nin (“İMDER”) üyeleri ile paylaşacağı aylık rapor ve çeyreklik rapor kapsamında gerçekleşecek bilgi paylaşımına 4054 sayılı Kanun kapsamında menfi tespit belgesi verilmesi ve bunun mümkün olmaması durumunda muafiyet tanınması talebini değerlendirdi.
Bu kapsamda Kurul, öncelikle 07.04.2022 tarih ve 22-16/269-121 sayılı karar ile halihazırda İMDER’e aylık raporlar için teşebbüs bazında bilgi içermeme, en az beş teşebbüsün katılması ve hiçbir katılımcının verilerinin toplam veri içerisindeki ağırlığının %25’i aşmaması; yıllık raporlar için ise verilerin teşebbüs bazında bilgi içermeksizin üç ay geciktirilerek derlenmesi şartları kapsamında gerçekleştirilecek bilgi değişimine beş yıl süreyle muafiyet tanınmış olduğunu belirtti. Bununla birlikte, İMDER’in mevcut başvurusu uyarınca muafiyet tanınan sistem kapsamında yeni bazı bilgilerin paylaşılmasının amaçlandığını belirtti. Bu kapsamda Kurul, İMDER’in temel olarak muafiyet tanınan raporlardan farklı olarak, (i) yayımlanacak yeni konsolide aylık raporların en az üç teşebbüsün katılımının sağlandığı ve teşebbüslerden hiçbirinin verisinin konsolide veri içerisindeki ağırlığının %40’ın üzerinde olmadığı veriler olarak paylaşılmasını talep ettiğini ve (ii) çeyreklik rapor ile esas itibarıyla daha güncel bir verinin teşebbüsler ile paylaşılmasını talep ettiğini değerlendirdi.
Kurul İMDER’in talebini değerlendirirken, 21.11.2024 tarihli İş Gücü Piyasalarındaki Rekabet İhlallerine Yönelik Kılavuz’da (“İş Gücü Kılavuzu”) öngörülen güvenli bölge kriterlerine işaret etti ve bu kriterler uyarınca bilgi değişiminin; (i) bağımsız üçüncü taraflarca yürütülmesi, (ii) verilerin kaynağının anlaşılamaması, (iii) verilerin en az üç ay eskitilmiş olması, (iv) en az on katılımcının verisini içermesi ve (v) hiçbir katılımcının toplam veri içerisindeki ağırlığının %25’i aşmaması gerektiğini belirtti.
Bu çerçevede Kurul, asgari katılımcı sayısının beşten üçe indirilmesi ve veri ağırlığı üst sınırının %25’ten %40’a çıkarılmasının toplulaştırma standardını düşüreceği, paylaşılan bilginin stratejik niteliğini artıracağı ve rekabetin kısıtlanması riskini artıracağı sonucuna vararak İMDER’in aylık raporlara ilişkin bireysel muafiyet talebini reddetti. Öte yandan, yıllık verilerin paylaşımının teşebbüsler açısından beklenen faydayı sağlamaktan uzak kaldığı, bu nedenle bilgi değişiminden doğması beklenen etkinliklerin sağlanabilmesi için daha güncel satış verilerinin paylaşılmasının gerekli olabileceğini kabul eden Kurul; çeyreklik raporlar kapsamında teşebbüs bazında bilgi bulunmaması, pazarın istikrarsız ve karmaşık yapısı ile geçmişe ait verilerin üç ay gecikmeli olarak paylaşılacak olması hususlarını dikkate alarak, söz konusu bilgi paylaşımının rekabetin kısıtlanması bakımından zorunlu olanın ötesine geçmediği gerekçesiyle çeyreklik raporlara muafiyet tanıdı.
Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul, Bilişim Sektöründe Faaliyet Gösteren Bazı Teşebbüslerin Centilmenlik Anlaşması Yapmak Suretiyle 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesini İhlal Ettiğini Tespit Etti
Kurul, bilişim sektöründe faaliyet gösteren bazı teşebbüslerin aralarında çalışan ayartmamaya yönelik ikili centilmenlik anlaşmaları bulunduğu yönündeki iddiaları değerlendirdi. Kurul, soruşturma konusu ihlal iddialarının dayanağının ikili çalışan ayartmama anlaşmaları olması sebebiyle, değerlendirmelerini her bir anlaşma özelinde ayrı ayrı gerçekleştirdi.
Değerlendirmeleri kapsamında Kurul, çeşitli teşebbüsler arasında birbirlerinin mevcut ve eski çalışanlarını istihdam etmemeye yönelik anlaşmalar yapıldığını tespit etti. Kurul, teşebbüslerin emek üzerinde uzlaşmalara vararak bir girdi üzerinde rekabet etmekten kaçınmalarının, teşebbüslerin çalışan hareketliliğini azaltarak işverenlerin emek girdisine ilişkin maliyet yapılarının benzeşmesine sebep olabileceğini ve böylelikle diğer unsurlar üzerinde de rekabet karşıtı uzlaşmaların yapılması riskini artıracağını belirtti.
Bunlara ek olarak Kurul, dosya kapsamında elde edilen belgeler uyarınca teşebbüsler arası çalışan ayartmama anlaşmalarının teşebbüslerin çıktı pazarındaki faaliyet alanları bakımından çok çeşitli alanlara yayıldığını vurguladı. Bu kapsamda Kurul, değerlendirmelerinde çalışan ayartmama anlaşmalarına taraf olduğu tespit edilen teşebbüslere ilişkin herhangi bir sektörel ayrıma gitmediğini vurguladı. Öte yandan Kurul, teşebbüsler arasındaki meşru bir iş birliği ile ilgili ve bu iş birliği açısından makul bir şekilde gerekli olan çalışan ayartmama anlaşmalarının yan sınırlama olarak kabul edilebileceğini değerlendirdi. Ayrıca Kurul, soruşturma kapsamında incelenen ve aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer alan teşebbüsler arasındaki anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Sonuç olarak Kurul, soruşturmaya taraf bazı teşebbüsler arasında yapılan centilmenlik anlaşmalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna vararak ilgili teşebbüsler hakkında idari para cezası uygulanmasına karar verdi.
Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul, Erikli ve Pınar’ın Bilgi Değişiminde Bulunarak 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesini İhlal Ettiğini Tespit Etti
Kurul, Erikli ve Pınar’ın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini bilgi değişimi yoluyla ihlal ettikleri yönündeki iddiaları değerlendirdi. Değerlendirmeleri kapsamında Kurul, Erikli ve Pınar’ın birbirleriyle doğrudan veya bayileri aracılığı ile dolaylı olarak pazardaki stratejik belirsizliği azaltacak nitelikte rekabete hassas bilgi paylaşımında bulunduklarını tespit etti. Bununla birlikte, ilgili teşebbüslerin dağıtım ağının münhasır bayilik olarak örgütlendiği göz önüne alındığında doğrudan veya dolaylı şekilde gerçekleştirilen iletişimin teşebbüsler tarafından piyasa araştırmasından ziyade ticari açıdan hassas bilgilerin birbirleri ile paylaşılması amacıyla yapıldığını değerlendirdi.
Kurul, fiyata ilişkin bilgilerin stratejik niteliği en yüksek olan bilgilerden olduğunu göz önünde bulundurarak rakiplerin güncel fiyat ve satış miktarı bilgilerinin yanı sıra gelecekte uygulamayı planladıkları fiyat bilgilerini aralarında değişmelerinin pazardaki şeffaflığı artırdığı, piyasada rekabetin asli unsurlarından biri olan belirsizliğin rakipler arası iletişim ile azaltıldığı ve doğrudan ve/veya dolaylı olarak Erikli ile Pınar arasında gerçekleşen iletişimin söz konusu teşebbüslerin iradesini rekabet aleyhine kısıtladığını değerlendirdi. Dolayısıyla Kurul, stratejik belirsizliği azaltan bu eylemlerin rekabeti kısıtlayıcı potansiyel ve/veya fiili etkisinin mevcut olduğunu belirterek Erikli ve Pınar hakkında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri gerekçesiyle idari para cezası uygulanmasına karar verdi.
Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul, Biota Hakkında Yanlış Yanıltıcı Bilgi Sunması Sebebiyle İdari Para Cezası Uyguladı
Kurul, 19.09.2024 tarihli ve 24-38/897-M sayılı kararı uyarınca yürütülen soruşturma kapsamında, Biota tarafından iletilen cevabi yazıda yer alan bilgilerin 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi kapsamında yanlış veya yanıltıcı bilgi teşkil edip etmediğini değerlendirdi.
Kurul, değerlendirmeleri kapsamında Biota tarafından sunulan iki farklı cevabi yazıda yer alan ciro bilgilerinin birbiriyle uyuşmadığı, ayrıca ilk yazıda belirtilen tutarın Biota hakkında yerinde incelemenin engellenmesi/zorlaştırılması gerekçesiyle verilen idari para cezasına esas alındığını tespit etti.
Kurul, ciro bilgilerinin farklı şekilde sunulmasının yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini incelerken, somut bir olguya ilişkin bilgi veya belgelerin doğru ve güvenilir nitelikte olmamasının 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi anlamında yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi kapsamında değerlendirileceğini belirtti. Ayrıca, talep edilen bilgi veya belgenin dosya bakımından önemi ve nihai karar üzerindeki etkisinin, bilgi taleplerine ilişkin idari yaptırım uygulanması ihtimalini güçlendirdiğini vurguladı.
Bu doğrultuda, Biota tarafından sunulan bilgi ve belgelerin, Kurulun Biota hakkında yerinde incelemenin engellenmesi/zorlaştırılması kararında uygulanan ceza miktarını doğrudan etkilediği dikkate alınarak; Biota’nın cevabi yazısında sunduğu ciro bilgisine ilişkin beyanın yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi niteliğinde olduğu değerlendirildi ve Biota hakkında idari para cezası uygulanmasına karar verildi.
Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul, Canon’un Yeniden Satış Fiyatının Belirlenmesi Suretiyle 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesini İhlal Ettiğini Tespit Etti
Kurul, Canon’un kendi markalı ürünlerinin yeniden satış fiyatını tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği yönündeki iddiaları değerlendirdi.
Yürütülen soruşturma kapsamında Kurul, Canon’un (i) yeniden satıcılarının satış fiyatlarını düzenli olarak takip ettiğini, (ii) belirlenen seviyeden daha farklı fiyatlardan satış yapan yeniden satıcıları uyardığını ve ilgili yeniden satıcılardan satış fiyatlarının belirlenen seviyeye yükseltilmesini istediğini ve (iii) bu doğrultuda hareket etmeyen yeniden satıcılar bakımından çeşitli yaptırımlar uyguladığını tespit etti.
Ayrıca Kurul, yeniden satış fiyatının tespiti eyleminin amaç bakımından rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olduğunu belirterek, dosya kapsamında herhangi bir etki analizi yapılmasına gerek bulunmadığını vurguladı. Bununla birlikte, Canon’un yeniden satıcılardan satış fiyatlarını düzeltmeleri yönündeki talebi doğrultusunda satıcıların fiyatlarını yükseltmeyi kabul ettikleri, Canon’un elektromarketlerin fiyatlarını yakından takip ettiği ve bu takip sonucunda fiyatlara doğrudan müdahalede bulunduğunun açıkça anlaşıldığının altını çizdi.
Yukarıdaki değerlendirmeler çerçevesinde Kurul, Canon’un yeniden satış fiyatını tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine ve teşebbüs hakkında idari para cezası uygulanmasına karar verdi.
Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Rekabet Kurulu’nun Yayımladığı Önemli Duyurular
Kurul, Çevrim İçi Müzik Akış Hizmetleri Pazarında Faaliyet Gösteren Spotify Hakkında İnceleme Başlattı
Kurul, çevrim içi müzik akış hizmetleri pazarında faaliyet gösteren ve geniş bir kullanıcı tabanına sahip olan Spotify’ın Türkiye’de uyguladığı strateji ve politikaların rekabet karşıtı etkilere yol açtığı iddiaları kapsamında Spotfiy hakkına inceleme başlatılmasına karar verdi. İnceleme kapsamında temel olarak; Spotify’ın (i) rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştıran, (ii) rakiplerinin lisans ilişkileri kapsamında çeşitli muhataplara ödediği telif ücretlerinin dağılımını etkileyen ve (iii) Spotify platformunda yer alan sanatçılar ve içerik üreticileri arasında başta platformda görünürlük olmak üzere çeşitli yönlerden ayrımcılık teşkil eden davranışlarda bulunup bulunmadığının değerlendirileceği belirtildi.
Duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul, Google’a Yükümlülüklerine Aykırı Davrandığı Gerekçesiyle Günlük İdari Para Cezası Verdi
Kurul, 08.04.2021 tarihli ve 21-20/248-105 sayılı kararında, Google’ın genel arama hizmetleri pazarında hâkim durumda olduğu, kendi yerel arama (Local Unit) ve konaklama fiyatı karşılaştırma (Google Hotel Ads-GHA) hizmetlerine genel arama sonuç sayfasında avantaj sağlayarak rakip yerel arama sitelerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı, bu suretle yerel arama ve konaklama fiyatı karşılaştırma hizmetleri pazarlarındaki rekabeti bozduğu ve 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği tespit ederek Google hakkında 296.084.899,49 TL idari para cezası uygulanmasına karar vermişti. Bununla birlikte Kurul, ihlalin giderilmesi için Google’a birtakım yükümlülükler getirerek rakip hizmetlerin genel arama sonuç sayfasında dezavantajlı şekilde konumlandırılmaması gerektiğini belirtmişti. Google ise yerel arama hizmetleri pazarında Kurul’un işaret ettiği endişeleri gidermek amacıyla çeşitli uyum önerileri sunmuştu.
Öten yandan Kurul, uyum sürecine ilişkin incelemeler devam ederken, Google’ın “ücretli sponsorlu reklam” etiketi altında “İşletme Reklamları” olarak adlandırılan ve soruşturma konusu tasarımlarla aynı nitelik ve işleve sahip yeni tasarımlar uyguladığını tespit etti. Bu çerçevede Kurul, söz konusu uygulamaların 08.04.2021 tarihli kararda öngörülen yükümlülüklere aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle Google’a 4054 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 1(a) bendi uyarınca her gün için 2024 yılı gayri safi gelirinin on binde beşi oranında olmak üzere toplam 355.143.671,89 TL idari para cezası verilmesine karar verdi.
Duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul, Mastercard ve Visa Hakkında Soruşturma Açtı
Kurul, küresel çapta kartlı ödeme sistemleri pazarında faaliyet gösteren Mastercard ve Visa ile bu teşebbüslerin kontrol ettiği teşebbüsler tarafından 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bankaların diğer ödeme hizmeti sağlayıcılarına sağladığı ödeme/POS altyapısının yurt dışında bulunan işyerlerine kullandırılmasına izin verilmeyerek uluslararası ödeme çözümleri sağlayan ödeme hizmeti sağlayıcılarının faaliyetlerinin zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. ve/veya 6. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla; nihai olarak Mastercard kontrolünde bulunan ekonomik bütünlük ile Visa kontrolünde bulunan ekonomik bütünlük hakkında soruşturma açılmasına karar verdi.
Duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul, Google Hakkında Play Store’a İlişkin Soruşturma Başlattı
Kurul, Google’ın uygulama mağazası Play Store’da uygulama dağıtmak isteyen geliştiricilerin kendi ödeme sistemi olan Google Play Faturalandırma’yı (Google Play Billing – GPB) kullanmaya zorlaması ve geliştiricilerin alternatif ödeme kanalları hakkında kullanıcılarını bilgilendirmelerinin engellenmesi suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkin olarak yürütülen ön araştırmada elde edilen bilgi, belge ve tespitleri ciddi ve yeterli bularak Google hakkında soruşturma açılmasına karar verdi.
Duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul, Mars ve CJ Enm Hakkında Yürütülen Soruşturmayı Taahhüt Usulü ile Sonuçlandırdı
Mars’ın sinema filmi gösterim hizmetleri pazarındaki hâkim durumunu, dağıtımını kendisinin gerçekleştirdiği filmler lehine vizyon programı oluşturarak kötüye kullandığı iddiası kapsamında yürütülen soruşturma, MARS ve CJ Enm bakımından taahhüt usulü ile sonuçlandırıldı.
Bu kapsamda, Mars bünyesindeki CGV Mars tarafından dağıtımı gerçekleştirilen filmlerin vizyondaki ilk haftalarında sunulan toplam koltuk kapasitesi azami %20 ile sınırlandırıldı ve filmlerin sonraki haftalarda vizyonda kalıp kalmayacağının belirlenmesi için seyirci tercihlerini esas alan kriterler belirlendi. Buna göre; (i) ortalama izleyici sayısı, (ii) seans başına doluluk oranı, (iii) ilk hafta sonunda en çok izlenen dört film arasına girme durumu ve (iv) hafta sonu seyirci düşüş oranını ölçen kriterlerden en az ikisini sağlayan filmler, dağıtımcısından bağımsız olarak Mars lokasyonlarında vizyonda kalmaya devam edecektir.
Yukarıdakilere ek olarak, Mars tarafından yüksek seyirci potansiyeline sahip önemli lokasyonlarda üçüncü taraf dağıtıcılar tarafından dağıtılan filmlerin bulunurluğunu ve seyirci tercihlerini önceleyen bir programlama yapılmasını güvence altına alan çeşitli taahhütler sunuldu. Bu taahhütler ayrıca, diğer taahhüt maddelerinin uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek potansiyel sorunların önüne geçmek amacıyla tüm dağıtım firmalarına objektif ve eşit şekilde davranılacağını da kapsamaktadır.
Ayrıca CJ Enm tarafından, Mars ile CJ Enm arasındaki ayrıksı yapının korunması ve aralarındaki ilişkinin üçüncü taraf dağıtıcılarla olan ticari ilişki düzeyine indirgenmesi taahhüt edildi.
Kurul, sunulan taahhütlerin rekabet sorunlarını gidermeye elverişli olduğunu değerlendirerek ilgili taahhütlerin Mars ve CJ Enm bakımından bağlayıcı hâle getirilmesine karar verdi.
Duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul, Tersanecilik Sektöründe Faaliyet Gösteren Bazı Teşebbüsler Hakkında Soruşturma Açtı
Kurul, tersanecilik sektöründe faaliyet gösteren bazı teşebbüsler, teşebbüs birlikleri ve bir danışmanlık şirketi hakkında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla soruşturma açılmasına karar verdi.
Soruşturmaya ilişkin duyuruda, sektörde faaliyet gösteren 33 teşebbüs, iki teşebbüs birliği ve bir danışmanlık şirketi bakımından; iş gücü piyasasında rekabete hassas bilgi değişimi yapılması, çalışan ücretlerinin birlikte belirlenmesi, çalışan ayartmama anlaşmalarına taraf olunması ve bu tür anlaşmaların kurulmasına veya sürdürülmesine yönelik kolaylaştırıcı eylemlerde bulunulması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin değerlendirileceği belirtildi.
Duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul, Yemek Kartı Sektöründe Faaliyet Gösteren Teşebbüsler Hakkında Soruşturma Açtı
Türkiye’de yemek kartı sektöründe faaliyet gösteren Edenred, Multinet, Pluxee ve Setcard tarafından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği iddiasına yönelik olarak yürütülen ön araştırma Kurul tarafından karara bağlandı.
Ön araştırmada elde edilen bilgi, belge ve tespitleri değerlendiren Kurul, bulguları ciddi ve yeterli bularak söz konusu teşebbüslerin ihalelerde danışıklı hareket etme, müşteri paylaşımı ve rekabete hassas bilgi değişimi gibi uygulamalarla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespiti amacıyla soruşturma açılmasına karar verdi.
Duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.
Türkiye’de ve Dünya’da Yaşanan Önemli Gelişmeler
ABD Federal Ticaret Komisyonu Başkanı Ferguson, Sağlık Sektöründe Çalışan Sözleşmelerindeki Rekabet Yasağı Maddelerinin Gözden Geçirilmesi Gerektiğini ve Bu Uygulamalara Karşı Denetimlerin Süreceğini Açıkladı
ABD Federal Ticaret Komisyonu (“FTC”) Başkanı Andrew N. Ferguson, sağlık sektöründeki büyük işverenler ve personel firmalarına, çalışan sözleşmelerindeki rekabet yasağı maddelerinin yasalara uygunluğunu gözden geçirmeleri çağrısında bulundu. Açıklamada, bu tür maddelerin sağlık profesyonellerinin iş hareketliliğini haksız şekilde kısıtlamaması gerektiği vurgulandı. FTC ayrıca, sektördeki rekabet yasağı uygulamalarını denetlemeye devam edeceğini ve gerektiğinde müdahale edeceğini belirtti. Ferguson, bu adımın sağlık sektöründeki çalışan hareketliliğini artırmayı ve sektördeki rekabeti korumayı amaçladığını ifade etti.
Açıklamanın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi, Fiyat Şeffaflığı Düzenlemelerinin Tüketici Kararlarını Güçlendirebileceğini ve Rekabeti Artırabileceğini Değerlendiren Bir Belge Yayımladı
Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi (“CMA”), fiyat şeffaflığı düzenlemelerinin tüketicilerin daha bilinçli kararlar almasına ve fiyat rekabetinin güçlenmesine katkı sağlayabileceğine dair bir belge yayımladı. Belgede, düzenlemelerin potansiyel faydaları, hangi koşullarda etkili olabilecekleri ve rekabetin yararlarını en iyi şekilde sağlayacak biçimde nasıl tasarlanabileceği değerlendirildi.
Belgenin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
CMA, İş Gücü Piyasasında Rekabet Hukukuna Uygun İşe Alım ve Çalışan Yönetimi İçin Bir Kılavuz Yayımladı
CMA, iş gücü alımı, maaş belirleme ve çalışma koşullarında rekabet hukukuna uygunluğu sağlamak amacıyla “Competing for Talent” başlıklı bir kılavuz yayımladı. Kılavuzun, insan kaynakları profesyonelleri ve işe alım ile çalışan bağlılığı konularında görevli kişilere, rekabeti sınırlayıcı uygulamalardan kaçınma yollarını açıkladığı vurgulandı. Bu kapsamda, maaş sabitleme veya çalışanları belirli firmalara yönlendirme gibi davranışlara örnekler verildi. CMA’in kılavuzla, işverenlerin rekabet hukukunu ihlal etmeden etkili işe alım ve çalışan yönetimi stratejileri geliştirmesini hedeflediği belirtildi.
Kılavuzun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Alman Rekabet Otoritesi, 2024/25 Faaliyet Raporu’nu Yayımladı
Alman Rekabet Otoritesi (Bundeskartellamt), 2024/25 faaliyet raporunu (“Rapor”) yayımladı. Raporda dijital ekonomi ve yapay zekâ alanında rekabetin korunmasına yönelik yürütülen incelemelerde, Bundeskartellamt’ın büyük teknoloji şirketlerine karşı yürütülen süreçlerde çığır açıcı bazı kararlar aldığı değerlendirildi. Raporda, yüksek kaliteli veriye ve bilgi işlem gücüne erişim gibi stratejik kaynakların sınırlı sayıda oyuncu tarafından kontrol edilmesinin rekabet açısından doğurduğu risklerin altı çizildi. Ayrıca, bazı yoğunlaşma işlemlerinin nihai inceleme aşamasında detaylı şekilde incelendiği ve rekabetçi endişe yaratan işlemlerin engellendiği belirtildi. Bundeskartellamt tarafından kartel soruşturmalarında dış bildirim mekanizmalarının etkin kullanımıyla birlikte yerinde inceleme sayılarının ve idari para cezalarının artış gösterdiği ve enerji ve bölgesel ısıtma sektörlerine ilişkin devam eden incelemeler ile petrol piyasasında fiyat oluşumuna dair yapısal sorunların rekabet hukuku açısından takip edildiği ifade edildi.
Raporun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Bülteni pdf formatında indirmek için tıklayınız.
- Kurulun Nesine hakkında yürütülen soruşturma kapsamında almış olduğu 15.06.2023 tarihli geçici tedbir kararı sonrasında Nesine ve Maçkolik münhasırlık hükümlerini kaldırmaya yönelik bir Tadil Protokolü imzalamıştı.
Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.